Yablonsky, 1983’ten aktaran: Attar, 1994: 3). Kuramına yöneltilen eleştiriler karşısında, yaptığı yanlışlığı fark eden Lombroso kısmen geri adım atarak “doğuştan suçlu” yaklaşımını yumuşatmış ve daha sonraki suçluluk çalışmalarında biyolojik faktörlerin yanı sıra (Demirbaş, 2001: 97), psikolojik ve sosyal faktörlerin de etkisini dikkate almıştır. Buna rağmen, suçluluğun özünde suçlu kişinin atavistik doğasından kaynaklandığına dair yerleşik fikirleri olsa da eserinin sonraki baskılarında atavizmi suçluluğun tek nedeni olarak görmeyip yozlaşmayı-dejenerasyonu17 da suçluluğun nedenlerinden biri olarak kabul etmiştir (Lombroso, 1911: xxviii-xxx). Özellikle son yıllarında Lombroso, eğitim eksikliği, yoksulluk, göç, iklim değişikliği ve polislerin görevini kötüye kullanması gibi sosyal ve çevresel faktörlerin suç nedenselliğinde önemli bir rol oynadığı hususunda ikna olmuştur (Crews, 2009: 190; Vito ve Maahs, 2017: 69). Lombroso’ya göre, bir eylem veya davranış belirli bir toplumun belli bir zamandaki adet, gelenek ve düşünceleriyle çelişme halinde olduğu takdirde, suç olarak kabul edilir. Suç genel nedensellik içinde doğal bir olaydır. Suç, önemli ölçüde organizma şartlarının ürünüdür. Nasıl ki, bazı hayvanlar vahşi, yırtıcı ya da bazı bitkiler parazit ise, bazı insanlar da suçlu olarak doğarlar. (Dönmezer, 1981: 5). Doğuştan suçlu (born criminal)18 olarak etiketlenen bu insanlar, vücutlarında bulunan bazı fiziki, biyolojik ve psikolojik olmak üzere çeşitli stigmata (damga) ve anomaliler ile ayırt edilirler ve bu anomaliler nedeniyle suç işlerler (Dönmezer, 1981: 116; Yavuzer, 2018: 236). Lombroso’ya göre doğuştan suçluların bazı fiziki anomalilerini sıralayacak olursak, bu suçlular genelde büyük çeneye, güçlü dişlere ve uzun kollara sahiptirler (Crews, 2009: 190). Bu anomalileriyle suçlular üyesi oldukları topluluğun ve ırkın özelliklerinden farklılaşırlar ve adeta ortak bir suçlu tipi oluştururlar. Ayrıca suçluların sahip olduğu fiziki anomaliler işlenen suçun türüne göre de değişiklik gösterebilir. Örneğin, öldürme suçunu işleyen kişilerin gözleri kanlı ve bakışları soğuk ve sabit; hırsızların ise gözleri eğri ve bakışları hileli ve hareketli olarak tasvir edilmiştir. Lombroso’ya göre doğuştan suçlulardaki biyolojik anomaliler ise, görme, tat alma ve acı duyma duyularındaki anomaliler olmak üzere, çeşitli organların fonksiyon anomalileriyle ilgilidir. Lombroso, normal insanlara göre, doğuştan suçluların bu duyulara ilişkin hassasiyetlerinin daha az olduğunu ve normal insanlarda duyular sağ tarafta daha yoğun olduğu halde, doğuştan suçlularda sol tarafta hassasiyetin daha yoğun olduğunu iddia etmiştir. Aynı zamanda bu suçlularda, bazen biyolojik cinsiyetlerinin dışında karşı cinsiyete ait kadınlaşma ve erkekleşme karakterleri bazen de olgunlaşma ile ilgili olarak çocuklaşma ve erken ihtiyarlama görülebileceğini savunmuştur. Son olarak, Lombroso’nun psikolojik anomaliler ile ifade etmek istediği ise, ahlaki duygu yoksunluğudur. Buna göre, doğuştan suçlular bencildirler ve ihtiras, hırs, intikam, tama, alkol, 17 Suçludaki patolojik koşulları ifade eden dejenerasyon terimi, evrimleşmeyi bırakan hastalıklı ataların doğasına özgü ilkel fiziksel ve zihinsel özelliklerin kalıtsal aktarımı olarak değerlendirilmektedir (Wolfgang, 1961: 369). 18 Bu terim Enrico Ferri tarafından, Lombroso’nun atavistik türünü belirtmek için icat edildi (Sellin, 1958: 485; Crews, 2009: 189-190). 31

Hedef paragraf seç3

Bir paragrafa bağla
Connect to an entity
Disable highlights
İçindekiler tablosuna ekle