İzinlerin duyurulmaya başladığı ilk aylarda yapısal anlamda pek çok sorun yaşanmış, bunlar uygulamaya
da yansımıştır. Mahpusların evlerine dönebilmek için almak zorunda kaldığı otobüs biletleri maddi imkânlarını
zorlamıştır. Otobüs firmalarının da bunu fırsat bilerek ücretlerini yükselttiği aktarılmıştır. Bilet fiyatlarını
karşılayamayan mahpuslara hapishane idareleri tarafından hapishanede kalmaya devam edecekleri söylenmiştir.
İzin hakkı doğan mahpusların evlerine gidebilmek için almaları gereken bilet ücretinin hesaplarından izinsiz olarak
ayrıldığı, mahpusların bu ücrete erişmemesi için hapishane idaresinin bu miktara el koyduğu iddia edilmiş
1
ve mahpuslar kişisel ihtiyaçları için bu parayı kullanmak istediklerinde hesaplarındaki parayı çekememişlerdir.
Bölgesel olarak bazı valiliklerin mahpusların evlerine gidebilmeleri için bilet ücretlerini karşıladıkları aktarılmıştır.
Salgının bir seneden fazla sürmesi ve bu sebeple COVID-19 izninin sürekli uzatılması mahpusların dışarıdaki
ekonomik durumlarını da etkilemiştir. İzinli mahpusların çalışma hakkının olmaması, sağlık güvenceleri ve hastane
giderleri hakkında bilgilendirme ve yönlendirme yapılmaması yaşamlarını daha da zorlaştırmıştır. Bu nedenle
izinde olan mahpusların da aynı hapishanedeki mahpuslar gibi sağlığa erişim hakları ihlal edilmiştir. İzinde olan
mahpuslar Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfından (SYDV) destek almak isteseler de bu destekler kurum
tarafından sağlanmamıştır.
3.3. Hapishanelerin İç Yapısı ve Sorunlar
COVID-19 salgını koğuşlarda kişi başına ayrılan alan, sosyal mesafe, hijyen, sağlık koşulları ve besine erişim
gibi birçok konuyu gündeme getirmiştir. Mahpusların halihazırda kısıtlı olan hakları pandemi ile birlikte daha
da sınırlandırılmış, hastalık riski ile birlikte dış dünya ile iletişimleri asgariye inmiştir. Bu bölümde COVID-19
ile birlikte oluşturulan karantina koğuşlarının koşullarına ve diğer koğuşlarda karşılaşılan yapısal sorunlara
odaklanılacaktır.
Karantina Koğuşları
COVID-19 ile mücadele tedbirleri kapsamında hapishanelerde alınan önlemlerden biri mahpusların dışarıyla
temas etmeleri halinde izolasyona ve karantina odalarına/koğuşlarına alınmalarıdır. Ceza ve Tevkifevleri Genel
Müdürlüğünün yaptığı açıklamalarda kurumlara ilk kez kabul edilen, hastaneye ve mahkemeye çıkarak dışarıyla
temas kuran veya hapishaneler arası sevk edilen mahpusların 14 gün boyunca özel oda veya koğuşlarda izole
edileceği belirtilmiştir. Karantina süresinin tamamlanması ile mahpusların virüs taşıyıp taşımadığının tespit
edilmesi için PCR testi uygulanacağı, PCR testi negatif çıkan mahpusların diğer mahpusların kaldığı koğuşlara
geçebileceği, pozitif olanların ise karantinada kalmaya devam edeceği açıklanmıştır. Mahpusların sağlık durumları
kötüye gittiği takdirde gerekli sağlık hizmetlerinin sağlanması için hastanelere sevk edileceği de belirtilmiştir.
Pandeminin ilk yılında aktarılan sorunlar, önlemlerin ve uygulamaların her hapishanede aynı sürede ve itina
ile uygulanmadığını göstermiştir. Bu dönemde Türkiye’deki tüm ceza infaz kurumlarının bu önlemleri nasıl
yorumladığı, uygulamaların hangi süre zarfında hayata geçirildiği, mahpusların yaşamlarını doğrudan etkileyen
hangi düzenlemelerin yapıldığı, bu uygulamaların hangi mekanizmalarla denetlendiği şeffaf olarak aktarılmamıştır.
14