2.4.1. Sosyal Kontrol Kavramı
Sosyoloji literatüründe “sosyal kontrol” kavramı, “bireylerin ve grupların davranışlarını
düzenleyen sosyal süreçler” (Marshall, 1999: 742) olarak ifade edilmektedir. Kontrol teorisyenleri
tarafından “Neden bazı insanlar yapısal ve sosyal normlardan sapar? ve “İnsanlar neden suç işler?”
soruları cevaplanmaya çalışılmıştır. Diğer kuramlardan farklı olarak “suç” olgusu yerine “suçsuzluk”
olgusu üzerinde durulmaktadır. Bunun nedeni bazı insanların suç işleme fırsatı buldukları halde suç
işlememeleridir. Bu durumda diğer insanların neden suç işlediği sorusunun cevaplanması bir
gereklilik olarak vurgulanmaktadır (Balcıoğlu, 2016: 103).
Sosyal kontrol kavramı, genel olarak aykırı veya sapma davranışların engellenmesi anlamında
kullanılmaktadır. Kavramın genişliği hasebiyle, farklı anlamlarda da kullanıldığını belirtmek gerekir.
Sosyal kontrol kavramı, Auguste Comte tarafından geliştirilen pozitivist metotlarla incelenen toplum
bilimi ve yönetimi düşüncelerine dayanmaktadır. Sosyal kontrolü literatürde ilk kullananlar Small
ve Vincent iken detaylı bir şekilde kavramsallaştıran ise Edward A. Ross olmuştur. Ross, bireyin
toplumsal olarak sınırlandırılmasının nedenleri ve araçlarına ilişkin “Sosyal Kontrol” adlı klasik
eserinde sosyal kontrolü, sosyal yaşamda insanları etkileyen ve toplum tarafından kabul edilen
davranışların tersine yapılan davranışların denetlenmesi olarak değerlendirmektedir. Burada kontrol
kavramı mevcut sosyal faaliyetlerin düzenlenmesinden ziyade toplumsal düzenle çakışan
aktivitelerin düzenlenmesi amacını taşıyan bir eylem şeklinde ifade edilmektedir (Korkmaz, 2020:
17).
Cohen (1996: 39-40) ise sosyal kontrol kavramını, “sapmış davranışları engellemeye yönelik
olarak geliştirilmiş tüm tutum ve davranışları içeren girişimler” şeklinde yorumlamaktadır. Bu
anlamda sosyal kontrol, toplum düzeninin korunması konusunda önemli bir araçtır. Cohen tarafından
yapılan sosyal kontrol çalışmalarının bir sınıflandırma olduğu görülmektedir. Sosyal kontrol ile
ilişkili “politik, antropolojik, suç ve sapma” olarak üç farklı düşünce geleneğinin olduğunu ifade
eden Cohen için; her bir alan kendi yöntem ve literatürüne sahiptir. Bu sınıflandırmanın, modern
devletin gelişme süreci içindeki üç önemli aşamayla ilişkilendirilebileceği belirtilmektedir (Cohen,
1995: 64; Foucault, 2003: 258; Bektaş ve Bakacak, 2009: 36-37; Şahin, 2019: 22):
1. Yasallaştırma Boyutu: Ortaya çıkan devletin suç ve hukuk yöntemiyle sosyal kontrol
uygulayan ve düzeni sağlayan tek güce dönüşmesidir.
Başka bir deyişle devletin,
insanların düzenin dışında veya düzeni tehdit edebilecek her çeşit söylem ve davranışlarını
normlar kapsamında kontrol altına almasıdır. Cezalar ve suçlar yasalarla belirlenmektedir.
2. Antropolojik Boyutu: Güç ve uzmanlık uygulamasını kapsayan profesyonellik
kategorilerindeki temel sistemlerin gelişimidir. Kısaca modern yönetimler, kitlelerin
kontrol altında tutulması olarak incelenmektedir. Çalışmalarında, ilerleme düşüncesine
önem verdiği görülen sosyologlar, toplumsal ilerlemeyi toplumdaki uyum ve düzenin
58
Hedef paragraf seç3
Bir paragrafa bağla
Connect to an entity
Disable highlights
İçindekiler tablosuna ekle