tehlikeye neden olan saldırgan sahte suçlulardır (Sellin, 1958: 485-486). Görüldüğü gibi Ferri hem
bireysel hem de sosyal faktörleri içeren çoklu bir suç ve cezai nedensellik teorisini savunmuştur.
Kuşkusuz Ferri’nin bu nedensellik anlayışı onu Lombroso’nun sınırlarının ötesine taşımıştır.
Kriminoloji (Criminologia) adını taşıyan ilk eseri yayımlayan, pozitivist okulun önemli bir
diğer ismi Raffaele Garofalo’dur (Dönmezer, 1981: 2). Tıpkı Lombroso ve Ferri gibi, Garofalo da
klasik okulun özgür irade felsefesini reddetmiş ve suçu bilimsel yöntemlerle incelemiştir (Adler vd.,
2018: 61). Garofalo, bazı fiziksel özelliklerin suçlu bir doğaya işaret ettiği hususunda Lombroso ile
hemfikirdir (Siegel, 2006: 134). Öyle ki, suçluların diğer bireylere kıyasla, dövme işlemi gibi bir
operasyondaki fiziksel acıya karşı daha düşük bir hassasiyet gösterdiklerini ifade etmiştir (Garofalo,
1914: 92). Ancak Garofalo, suç davranışının biyolojik açıklamalarına, iki önemli pozitivist okul
düşünürlerine kıyasla, daha şüpheyle yaklaşmıştır (Williams ve McShane, 2018: 28). Garofalo
temelde ahlaki anomaliler ile suç arasında ilişki kurduğu için doğrusu psikolojik bir suçlu tipine
dikkat çekmiştir. Onun temel savı, suçun ahlaki anomaliler sonucu ortaya çıkan biyolojik bir anomali
olduğuna ilişkindir (1914: 110-111). Akıl hastalığından kesin çizgilerle ayırdığı bu ahlaki
anomalinin, bazı “aşağı ırk üyeleri” arasında daha sık görüldüğünü iddia etmiştir. Garofalo özünde
toplumdaki bazı insanların diğerlerine kıyasla, ahlaki duygularının daha az geliştiğini, diğer bir
ifadeyle, bu insanların ahlaken ortalamanın altında olduklarını savunmuştur. Buna karşın, bazı
toplum üyelerinin ise, “grubun üstün üyeleri” olduklarını ve bu üyelerin ortalamanın üstünde bir
ahlak anlayışına sahip olabileceklerini ifade etmiştir (Allen, 1954: 376-380).
Darwin’in evrim teorisinden etkilenen Garofalo’ya göre, toplum “doğal bir beden” olduğu için,
suç “doğa yasalarına” karşı işlenen bir davranıştır (Lilly vd., 2019: 56). Böylece, Garofalo suç
kavramını hukuki tanımlamalarla sınırlamak yerine, sosyolojik bağlamda, dönemin koşullarından
veya kanun koyucunun belirli görüşlerinden bağımsız olarak var olan uygar toplumlar için evrensel
bir doğal suç kavramını önermiştir. Doğal suç, tüm uygar toplumlardaki bazı temel ahlaki
duyarlılıkları -insan yaşamı ve mülkiyetine ilişkin belirli değerleri- ihlal eden davranıştır. Doğal
suçlu ise, toplumun temel değerlerinden olan merhamet ve dürüstlük duygularından yoksun kişidir.
Garofalo’ya göre bu kişiler toplum için endişe uyandıran suçlulardır ve toplum bu suçlulara karşı
savunma önlemlerini almalıdır (Allen, 1954: 375-378). Toplum suçlunun kötülüklerinden
korunmalıdır ve bunu sağlayacak olan ise devlettir19 (Garofalo, 1914: xxix). Aynı zamanda Garofalo,
uyum yasası gereğince, doğal seçim sürecinde uyumsuz organizmaların ortadan kaldırılması gibi,
ölüm cezasının da toplumu uyumsuz üyelerinden kurtarabileceğini savunmuştur (1914: 224-229).
Garofalo bu görüşünü, işlenen suçun ciddiyetine bağlı olarak belirli derecede yumuşatmıştır. Buna
göre, daha az ciddi suç işleyen kişilerin, topluma çeşitli şekillerde uyum sağlayabileceklerini, böylece
19 Garofalo burada doğal suçlar ile ceza hukukunda yer alan suç tasniflerini birbirinden ayırmakta ve hukuka karşı her
itaatsizliğin cezalandırılması gerektiğini savunmaktadır. Dolayısıyla, doğal suçun
tanımlanabileceğini ve cezalandırılabileceğini de ifade etmektedir (Allen, 1954: 376-377).
34
dışında,
çeşitli
suçların
Hedef paragraf seç3
Bir paragrafa bağla
Connect to an entity
Disable highlights
İçindekiler tablosuna ekle