amacın “saygı” sağlamak olduğu belirtilmektedir. Saygıyı şiddet ve mal tahribi gibi çeşitli davranışlarla kazanmaya çalıştıklarını söylemek mümkündür. Cohen’in ortaya attığı kuram üzerine Miller’ın alt kültür tanımı yaptığı ve Cohen’in determinizminin tersine, suçun başarı ve statü elde edememekle sonuçlanan hayal kırıklığı sebebiyle işlenmediği görüşünü savunmaktadır. O, suçun nedenini, toplumda diğerlerinden farklı, düşük alt kültürel değer ve normlara sahip varoluşlar olarak değerlendirmektedir. Miller, alt kültür mensuplarının bazı özelliklerini aşağıdaki gibi sıralamaktadır (Güven, 2018: 181): a) Kabadayı: Bu özellikleriyle şiddet eğilimleri ve saldırgan davranışlara sahiptirler. b) Kurnazlık: Kurnaz olmaya önem verilmektedir, böylelikle hırsızlık yapabilmek için akıllıca yöntemler bulmaktadırlar. c) Heyecanlı olma: Devamlı heyecan aranmakta ve çoğunlukla alkol, kumar ve cinsel maceralara girişim söz konusudur. Miller’ın özcü analizine bakıldığında, sıralanan bu özelliklere sahip olan alt kültürlerin suçları normal gördüğü sonucunun ortaya çıktığı görülmektedir. Sonuç olarak alt kültür kavramının, temel özellikleri açısından ana kültür örüntüsünden ciddi derecede farklılık göstermediği, buna karşın çeşitliliği olan bir yaşam tarzını ifade ettiği görülmektedir. Bu anlamda, alt kültürel grupların ana kültürün tamamından ziyade, alt kültürel grupların bazı unsurlarını paylaştıklarını söylemek mümkündür. 2.3.1.4. Sosyal-Ekoloji Kuramı Ekoloji, biyolojinin bir dalı olarak ortaya çıkmıştır ve organizmanın çevre ile olan özel ilişkilerinin vurgulandığı bir alan olmuştur. İnsan Ekolojisi ise, sosyolojik değerlendirme içermektedir. Kısaca insanın coğrafi alandaki dağılımı ve yaşaması ile ilgilenmektedir. Ekolojik teorisyen öncülerinin ilk başlarda suçun sebepleri ve suçlu olmakla çevre arasında ilişki kurmaya çalıştıkları görülmektedir (Demirbaş, 2001: 132). Clifford Shaw ve Henry McKay, gecekondu ve yoksul bölgelerde suç oranlarında gözlemledikleri farklılıkları sosyal kurum ve değerler bağlamında ele alarak açıklamaya çalışmışlardır. Bu kapsamda 1900-1923 yılları arasında Chicago kentinde çocuk suçluluğunun düşük ve yüksek olduğu bölgeleri tespit etmişlerdir. Kuram, sosyal düzensizlikleri temel almaktadır. Yaptıkları çalışmada, suçluluğun düşük olduğu bölgelerde geleneksel değer ve tutumlarda tutarlılığın olduğu belirlenirken; yüksek olduğu bölgelerde çatışan değerlerle zayıf sosyal kontrolün varlığından bahsetmişlerdir. Shaw ile McKay, suç oranının yüksek olduğu yerlerde hızlı nüfus artışının, yetersiz eğitim ve sağlık hizmetleriyle birlikte yoksulluğun olduğunu belirtmişlerdir. Aynı zamanda eğitim 52

Hedef paragraf seç3

Bir paragrafa bağla
Connect to an entity
Disable highlights
İçindekiler tablosuna ekle