olarak ortaya çıkmaktadır (Bal, 2016: 67). Lemert ’in sapma davranışının süreçlerinden etkilenen Howard Becker, Hariciler adlı eserinde kimin sapkın olduğu? Kuralları kimin koyduğu? Sapkın olarak etiketlenen kişilerin ortak özelliklerinin neler olduğu? sorularına cevap aramıştır. “Toplumsal kurallar, belli toplumsal grupların yaratımlarıdır. Modern toplumlar, kuralların ne olduğu ve belli durumda bu kuralların nasıl uygulanacağı hususunda herkesin mutabık olduğu basit örgütlenmeler değildir. Aksine modern toplumlar; toplumsal sınıf, etnisite, meslek ve kültür ekseninde oldukça farklılaşmış gruplardan oluşur. Bu gruplar aynı kurallara uymak zorunda değillerdir ve çoğu zamanda uymazlar. Grupların, çevreleriyle baş ederken karşılaştıkları sorunlar, beraberinde taşıdıkları tarih ve gelenekler; bunların hepsi farklı kural dizinlerinin oraya çıkmasına neden olur. Grupların çevreleriyle baş ederken karşılaştığı sorunlar ve beraberinde taşıdıkları tarih ve gelenekler farklı kurallar dizinin ortaya çıkmasına neden olur. Çeşitli grupların kuralları birbiriyle çeliştiği ve çatıştığı sürece, herhangi verili bir durumda ne tür bir davranışın uygun olduğuna ilişkin uzlaşmazlık söz konusu olacaktır” (Becker, 2017: 35-36). Buna göre herkesin sapkın davranışta bulunabileceğini söylenebilir. Fakat bu hususta sapkın olarak etiketlenen kişiler bunu kabul etmeyebilir ve yahut etiketleyenin harici olduğunu düşünebilir. Öyleyse Becker (2017)’in Etkileşimci sapkınlık kuramına göre sapkınlık; “… başkalarının belli davranış biçimlerine verdikleri tepkilerden, bu davranışları sapkın olarak etiketlemelerinden ortaya çıktığını anlamanın yanı sıra, böylesi bir etiketleme eylemi tarafından yaratılan ve konulan kuralların evrensel olarak kabul görmediğini de hatırımızda tutmamız gerekir. Daha ziyade, kurallar, çatışma ve uyuşmazlık konusudurlar ve toplumdaki siyasal sürecinde parçasıdırlar (s. 38)”. Kısaca etiketlenen ve etiketleyen, kural koyucular ve kural uygulayıcılardır. Kural uygulayıcılar ve etiketlenenler arasındaki etkileşim sapma tanımını, sapma davranışının formel süreçlerde devam etmesiyle de bir suç tanımını vermektedir. Becker’ın sapkın kavramı yerine Haricî kavramını kullanması gibi Goffman da damga/damgalı kavramını görmekteyiz. Goffman’a göre damga; itibarsızlaştırma süreci ile stereotip/normal arasında bir nevi özel toplumsal kimliktir. Damgalı birey itibarsızlaştırılmayı ve itibarsızlaştırılma ihtimalini isminde barındırır. Goffman üç damga tipinden bahseder: “1-bedenin korkunçlukları21

Hedef paragraf seç3