Diğer yandan Dahrendorf, toplumun aslında zorunlu olarak bir araya getirilmiş
birliktelikler olduğunu savunur. Toplumu yönetenler diğerleri üzerine güç uygulayarak
zorla birliği sağlar, bu nedenler toplumda çatışma kaçınılmazdır, der (Oktik, vd., 2013: 28).
Marksist teorinin suçun tanımının, çatışma ve ekonomi ile ilişkilendirerek yapan ilk
çalışmalar olduğunu söylenebilir.
3.1.3.4. Sosyal kontrol teorileri
İnsan doğası gereği yasalara saygı duymaktan çok ihlal etmeye meyilli olduğundan,
açıklanması gereken sapma-suç değil, uygunluktur. Bu nedenle, sorulması gereken soru,
"bazı insanlar neden suç işler?" değil, "neden çoğu insan suç işlemez?" sorusudur. Bu soru
ile açığa çıkan teori, kuralları sağlayan sosyal kontrollerin var olduğunu ve çeşitli olduğunu
belirtmişlerdir (Janowitz, 1975). Dışsal sosyal kontrol ve içsel sosyal kontrol olarak
ayırmışlardır. Dışsal sosyal kontrol; sapkın davranışları caydırmak ve önlemek için başkaları
tarafından uygulanan çeşitli gözetim biçimleri. Doğrudan içsel sosyal kontrol ise, kendilerini
sosyal bir reçeteyi ihlal edenlerin hissettiği suçluluk ve utanç duygularıyla gösterirler. Son
olarak, dolaylı içsel olanlar vardır; başkaları için hissedilen psikolojik ve duygusal bağlılık
ve onların saygısını ve sevgisini kaybetmeme arzusu (Landis, 1939).
Tezin saha kısmında elde edilen bulguların değerlendirilmesinde yararlanılan temel
teorilerden biri de sosyal kontrol teorisi olmuştur. Katılımcılara, çocukların sürekli olarak
formel eğitime devam etmeleri ve etmemeleri onların suça iştigal etmelerinde bir etmen
olabilmekte midir? Çocukların aile ve eğitim durumu ile ilgili bilgiler sorarak, elde edilen
bulgular sosyal kontrol teorisi temelinde de sorgulanmıştır.
3.1.3.5. Sosyal tepki teorileri
Sosyal tepki teorileri etkileşimci kuramı temsil etmektedir. Etiketleme kuramında üç
düşünür ön plan çıkmaktadır: Edwin Lemert, Erving Goffman ve Howard Becker.
Etiketleme kuramı suçu açıklarken temelde bireylerin etiketlenmelerinin suçlu davranış
üzerine etkilerini incelerler (Kızmaz, 2015). Genelde sapma davranışı tanımlamaya, suçlu
yaratma ve suçun öğrenilmesi sürecine vurgu yapmışlardır.
Lemert, etiketlemede iki ayrı süreçten bahseder: Birincil sapma ve ikincil sapma
olarak. Birincil sapma, norm ihlali veya bir suçun başında yapılan davranışlardır. Bu
davranış birey üzerinde çok az etkiye sahiptir ve genelde görmezden gelinir (Güçlü vd.,
2018: 296). Lemert için bu konunun en vurgu yapılmasını istediği kısım ise İkincil sapmadır.
Bu ise, kişilerin yapmış olduğu eylemlere karşı toplumun verdiği tanımlanmış tepkilere bağlı
20