2012), bireylerin disiplinli olmalarını ve disiplin kurallarına uymayanların cezalandırılmasını gerekli kılmaktadır. Foucault, gözetim toplumu yönetiminde pozitif ve negatif alanların biraraya geldiğini (Merlingen, 2006), bu sebeple baskı ve düzeni koruma eyleminin kendini inşa ettiği kapsayıcı dengenin çok yönlü eylemler (Foucault & Blasius, 1993) içerdiğini belirtmiştir. Cezaevi ortamı veya çevresi; çocuk mahkûmların iyileşmesi ile ilgili hem fiziksel hem de psikolojik ortamları kapsayıcı, çevresel baskı ve stres içeren değişkenlere sahiptir. Bu değişkenlere bağlı olarak cezaevi ortamına adaptasyon gerçekleşmektedir. Ayrıca, PPCT modeli, kişinin kapasitesi ile de yakından ilintilidir. Cezaevi ortamında davranışlar, bireysel gelişim dereceleri ile ilgilidir fakat kişi kapasitesi, adaptasyonu veya çevresel baskı ile başa çıkmada yeterlilik durumu ise sorgulanması gereken bir konudur. Bu konuda Lawton ve Nahemow’un (1973) “adaptasyon kuramı” veya “ekolojik uyum kuramı” (Lawton & Nahemow, 1973), bir açıklama getirmektedir. Ne yalnızca bireysel kapasitenin yüksekliği ne de çevresel baskı seviyesinin düşük olması olumsuzluğu gidermemekte ya da azaltmamakta oysa bunların birbirini belirli seviyelerde etkilemesi sonucunda olumlu bir sonuç elde edilebilmektedir. Bu olumlu sonuç, çevresel “uyum” olarak anlaşılabilir. Uyum çevresel baskı, kişisel yetkinlik ve aynı zamanda yetkinlik ve baskı etkileşimlerinin bir fonksiyonudur. Yetkinlik durumu ise, sağlık durumuna, yaşam deneyiminden elde edilen tecrübelere, duyumsal işlevselliğe ve biyolojik/kalıtımsal verilere bağlıdır. Hans Toch, mahkûm-çevre ilişkileri üzerine bu alanda çalışmıştır. Toch (1977), "etkileşimi kesen ve farklı ortamlarda farklı şekillerde tatmin edilen ortak çevresel kaygıları" (Toch, 1977) belirlemeye çalışmıştır. Bunu yapmak için Toch ve araştırma ekibi, mahkumlara krizleri ve sorunları, bu olayların nasıl meydana geldiği ve bunları nasıl algılayıp başa çıktıklarının sorulduğu 900 görüşme gerçekleştirmiştir. Toch'a (1977) göre, bu görüşmeler, "hapishane ortamlarındaki mahkûmlar için neyin değerli ve zararlı olduğuna dair çıkarımlar" sağlamıştır. Elde edilen bilgilerin içerik analizi yoluyla, sekiz temel çevresel kaygı belirlenmiştir. Bunlar: gizlilik, güvenlik, yapı, destek, duygusal geri bildirim, sosyal uyarım, etkinlik ve özgürlük’tür. Çevresel bu etkenler, mahkûmların görüşüne göre cezaevi ortamına adaptasyon için yaygın olarak önemli bulunan kriterleri temsil eder. Ayrıca, cezaevinde yaşamanın nasıl bir şey olduğunu anlatan en önemli niteliklerdir. Bu araştırmada cezaevi gündelik yaşam programına bağlı, uyumlulaştırma aracı olan Cezaevi Çevre Envanteri (PEl) ile mekân ve durumların tutuklu çocuklar üzerinde etkilerini ortaya koymak önem kazanmaktadır. Çocuk Kapalı Cezaevi Çevre Envanteri Çocuk Kapalı Cezaevi ortamı, hapsedilen çocuklardan ve çocukları doğrudan veya dolaylı etkileyen çevrenin bağlamsal özelliklerden oluşur. Örneğin, cezaevinde mahkûmların kalabalık olması intihar oranları, duygusal stabilizesi ve sağlık durumu ile bağlantılıyken (Cox, Paulus, & McCain, 1984), ortamın bütünlüğü ise alışkanlıklar, kurallar, güvenliğin seviyesi, personelin cezalandırıcı davranışları, mahkûmların yaklaşımları, mahkûmlar ve personel arasındaki sosyal 14

Hedef paragraf seç3