Erkek ergen cinsel suçlular ile cinsel suç dışı suça karışmış olan erkek
ergenlerin karılaştırıldığı bir meta-analiz çalışmasında, çocuklukta fiziksel-cinsel
istismara maruz kalma, anti sosyal özellikler, psikopatoloji varlığı, aile sorunları,
bilişsel yeterlilik seviyeleri suça karışma için risk faktörleri olarak değerlendirilmiştir.
Ergenlik dönemindeki cinsel suçluların diğer suçlulara göre, madde kullanımının daha
az olduğu, antisosyal özellikleri sergiledikleri ve daha az suç geçmişi öyküsü olduğu
bulunmuştur. Cinsel istismar öyküsü, cinsel şiddete, pornografiye maruz kalma gibi
faktörlerin ise suça karışmada etkili olduğu saptanmıştır[84] .
2.3.3.3. Empati
Günlük hayattaki insan ilişkilerin devamlılığını, bütünlüğünü kişinin karşıdaki
tarafından anlaşılmış olması sağlar. Kişi hayata aynı pencereden bakamadığı, ortak
paydada buluşamadığı, duygu ve düşüncelerinin karşıdaki tarafından anlaşılmadığı,
yine bunların karşı taraftaki kişiye aynı oranda yansımadığını fark etmesi halinde
iletişimin devamını sağlamak o kişi için zorluk teşkil edecek ve iletişime devam etmek
için motivasyonu olmayacaktır. Bu bağlamda empati, insan ilişkileri ve iletişiminin
temel kavramlarından biri olarak kabul edilmektedir. Karşıdaki kişi tarafında
anlaşılmanın kişiyi yalnız hissetme, değersiz hissetme ve öz saygı düşüklüğü gibi
durumlara karşı koruduğu da düşünülmektedir[85] .
Tanımsal olarak değerlendirildiğinde, empati Yunanca ‘empathia’dan köken
almakta ‘em’ ekinin karşılığı ‘..in içinde, içerde’ iken ‘pathia’nın anlamı ise hissetmek
demektir[85]. TDK’ye göre empati ‘duygudaşlık’ ifadesi ile tanımlanmakta olup,
birisinin karşıdaki ile aynı duyguyu paylaşması olarak tanımlanabilir[86].Empati
kavramı ilk defa 1897’de Theodor Lipps tarafından ‘bir insanın kendisini karşıdaki
nesneye yansıtması, kendini onun içinde hissetmesi ve bu yolla o nesneyi içine
alarak/özümseyerek anlama süreci’ olarak kullanılmıştır [85].Diğer bir tanım olarak
empati, zihin kuramının duygusal bileşeni olup, diğer kişilerin içinde bulundukları
duygusal durumu ve hislerini bilebilmeyi kapsamaktadır[87].
Empati ile ilişkili olarak ortaya çıkan her iki tanım da empati kavramını çok
boyutlu değerlendirmek için önemlidir. Terapistin hasta ile arasında gelişen ilişkinin
son noktasını vurgulayan ‘empatik anlayış’ terimi terapistin süreç sonunda ulaşmış
33