Yapılan araştırmalar ile, çocukların yaşları ilerledikçe proaktif saldırganlığın yerini reaktif saldırganlığa bıraktığı ortaya konmuştur. Saldırgan olan çocukların akranları tarafından daha fazla kabul gördükleri ve proaktif saldırganlık özelliği baskın olanların, reaktif saldırganlık özellikleri gösterenlere kıyasla daha fazla arkadaşı olduğunu gösteren çalışmalar mevcuttur. İlerleyen yaşlardaki saldırganlığa, şiddete maruz kalmanın yanında kısmen sosyal bilişin de etki ettiği düşünülmektedir. Şiddete tanık olmanın, şiddeti taklit etme ve sosyal bilişin şiddet içerikli duygu, düşünce ve deneyimlere maruziyeti üzerinden çocukların saldırgan davranışlarına üzerinde etkisinin olabildiği gösterilmiştir[80]. Bu konuda yapılan bir başka çalışmada, şiddete maruz kalma öyküsü çocuklarda 12 yaşına kadar saldırgan davranışları öngörmüş olup, sosyal biliş üzerine etkilerinin sadece daha ileri yaşlarda belirgin olduğu bulunmuştur[80]. Aralıklı patlayıcı bozukluk (APB) tanısı olan, diğer psikiyatrik bozuklukları olan ve sağlıklı kontrol olmak üzere üç grup çocuk üzerinde yapılan bir araştırmada ise, tüm çocuklara sosyal-duygusal bilgi işleme hikayeleri okunup, bu hikâyeler hakkında soru sorulmuştur. Aralıklı patlayıcı bozukluğu olan çocukların düşmanca atıf, saldırganlık geçmişi, olumsuz duygusal tepki ölçüm sonuçları hem psikiyatrik bozukluğu olan hem de sağlıklı kontrol grubuna kıyasla anlamlı düzeyde farklı bulunmuştur. APB tanılı çocuklar sosyal durumlar için daha az uygun olumlu yanıtlar vermiştir [81]. 2.3.3.2.3. Suça sürüklenen çocuk ve sosyal biliş Karşısındakinin niyetini anlayabilme, davranışlarını yorumlayabilme olarak tanımlanan sosyal biliş, yeterince gelişmediğinde; bireyler arası anlaşmazlık, Kişiler arası ilişkilerde bozulma gibi etmenler üzerinden suça karışmaya neden olabildiği öne sürülmüştür [75]. Sosyal bilişin suç ile ilişkisinin değerlendirildiği bir çalışmada, bir çocuğa karşı cinsel suç işleyen çocuk suçlular, mağdurun akran veya yetişkin olan gençlere göre kıyaslandığında daha dürtüsel oldukları bulunmuştur. Genel suç işleyen, cinsel suç işleyen ve suç işlemeyen erkek ergenler kıyaslandığında ise, cinsel suç işleyen erkek ergenlerin en yüksel dürtüsel özelliklere sahip oldukları bulunmuştur[82]. 32

Hedef paragraf seç3