aile üyelerinin çocuğu istismar etmesine neden olabilmektedir. Çocuk istismarı, 0 ile 18 yaş grubunda bulunan çocukların sorumlu kişi(ler) tarafından zarar verici bir davranışa maruz kalması olarak ifade edilmektedir. Bu eylem çocuğun psiko-sosyal ve fiziksel gelişimini engelleyebilmektedir. Bununla birlikte çeşitli sorunları da beraberinde getirdiğini (Akduman, 2006: 244) söylemek mümkündür. Özellikle çocuk suçluluğu konusunda dikkat çekmektedir. Franchini ve Introna tarafından yapılan ve “Çocuk Suçluluğu” ismini verdikleri çalışmalarında; alışılan bir çevreden değişik ve yepyeni bir çevreye uyum sağlamanın zor olduğunu, bu zorlukların çocukları yanlış yollara itebildiğini belirtmişlerdir. Anne ve babanın, yeni çevreye uyum sağlayamaması çocuklarda olumsuz etki yaratmaktadır. Franchini ve Introna, bu oluşumu, sosyo-kültürel temele dayandırarak, kent hayatının gerektirdiklerine ve çocuğun çok az ya da hiç mesleki hazırlığının olmamasına bağlamaktadırlar (Yavuzer, 2018: 213). Gelişme sürecindeki ülkelerden biri olan Türkiye, her sene binlerce insanın kırsal alandan kentlere göçüne tanıklık etmektedir. Kentleşme ve şehir hayatına uyum sağlayamayan, ötekileştirilen veya yok sayılan kişilerin sorunlarına yaşam koşullarının zorluğu da eklenince suça eğilimin arttığı görülmektedir. Türkiye’deki suç oranlarının sosyo-ekonomik belirteçlerinin değerlendirildiği çalışmalarda; gelir düzeyi, işsizlik oranı, göç oranı, eğitim seviyesi, nüfus yoğunluğu ve doğum hızı gibi faktörlerle kentleşmenin suç oranını belirleyen önemli ve temel faktör olduğu ifade edilmektedir (Erkan ve Erdoğdu, 2006: 80; Cömertler ve Kar, 2007: 40). 3.3.5. Yoksulluk, Çocuk İşçiliği ve İş Çevresi Yoksulluk, göç ve gecekondulaşma gibi faktörlerin muhtemel bir sonucu olarak değerlendirilebilir. Aileler, yaşadıkları yerden koparak, yeni yere adapte olmaya çalıştıkları zaman yoksulluk gibi durumlarla karşılaşabilmektedirler. Özellikle kırsaldan koparak kente yerleşen ailelerin çoğunlukla yoksulluk faktörüyle karşılaştığı belirtilmektedir. Yoksulluk yaşayan aile içinde, aile üyelerinin birer işgücü kaynağı olarak görülmesi söz konusudur. Bu tarz ailelerde çocuklar, küçük yaşlardan itibaren sokaklarda çalışmaya başlamaktadırlar. Böylece sokak kültürünü öğrenmektedirler. Yoksulluktan en çok etkilenen sınıflardan birinin çocuklar olduğu aşikârdır. Aile bütçesine katkıda bulunmak için sokaklarda çalışan çocukların, orada bulduğu özgürlük ve kolay para kazanma isteğine yenik düştükleri belirtilmektedir (Işık, 2007: 58). Bu durum çocukları suça sürükleyebilmektedir. İşe başlayan bir çocuğun, bir yetişkinin sürekli eğitim ve bakımından yoksun kaldığını söylemek mümkündür. Bu sebeple davranışlarının yanlış ya da doğruluğuna kendi karar vermek durumundadır. Bununla ilişkili olarak, iş ortamında, çocuğun model alabileceği kişi özelliklerinin de çok önemli olduğu görülmektedir. Ayrıca çocuğun, gelişimsel bir ihtiyaç olan ve toplumsal bazı davranışların gelişmesi konusunda payı olan oyun gibi bir etkinliği tam anlamıyla yerine getiremediğini belirtmek gerekir. İş hayatı, okul çalışmalarına yeterli zamanı ayırmasını da 74

Hedef paragraf seç3

Bir paragrafa bağla
Connect to an entity
Disable highlights
İçindekiler tablosuna ekle