5. Dürtü ve güdülerin kendine özgü tarafı, kanunların yatkın ve yakın olmayan tarifleriyle öğrenilmektedir. 6. Kişinin suç niteliği taşıyan davranışları öğrenmesi taklitle sınırlandırılmamaktadır. Sutherland, “Beyaz Yaka Suçluluğu” isimli çalışmasında üst sınıftan olan kişilerin yaygın olarak suç işlediğini buna karşın bu suçların profesyonel bir şekilde işlendiğini ve bu suçların kriminal teorilerde yer verilmeyecek kadar gizli kaldığını belirtmiştir. Son olarak, sosyal öğrenme kuramının taklit teorisi kökenine dayanarak suçlu davranış değerlerinin, norm ve davranışlarının öğrenilmesinin bir ürünü olduğu belirtilmektedir. Neredeyse tüm sosyolojik kuramlar ile uyumlu olan bu kuram suçlu davranışın öğrenildiği savını ortaya koymaktadır (Çakır ve Kahraman, 2020: 200). 2.3.2.2. Etiketleme (Damgalama) Kuramları Etiketleme, diğer bir adıyla damgalama kuramı, “sembolik etkileşimcilik” kapsamında gelişmiş ve “anomi” kavramı temel alınarak oluşturulmuştur. Durkheim ve Simmel’dan itibaren önemli bir sorun olan “sosyal normlardan sapma” yaklaşımlarından biri olarak değerlendirilmektedir. Durkheim, “artan sosyal yoğunlukla ahlaki yoğunluğun azaldığı” varsayımından hareket etmiştir. Hayatın sosyo-ekonomik alanlarında farklı olarak büyüyen ve nüfusun büyük bir kısmına yaptırım uygulayan bir grup insanın veya kurumun, normların ötesindeki davranışları “birincil karakterizasyon” olarak ifade etmiştir. Bu kurama göre suç, “sosyal etkileşimin bir ürünü” olarak görülmektedir. Kişisel anlamda birey, polis memurları, öğretmenleri, komşuları, arkadaşları, ebeveynleri ve yakın diğer sosyal çevreleriyle suçlu olmaktadır. Frank Tannenbaum’un 1930’lu yıllarda tanımladığı bu kuramın önemli isimleri; Edwin M. Schur, Kai Erikson, Adwin M. Lamert ve Howard S. Becker olarak sıralanmaktadır (Bal, 2008: 258-259). Etiketleme kuramında önemli bir isim olan Howard Becker, “Hariciler” adlı eserinde, “harici” kelimesini “kuralı ihlal eden kişi” şeklinde ifade etmiştir. Buna karşın Becker’in harici kavramını bununla sınırlandırmadığı görülmektedir. Bireyin bakış açısı ile onu “harici” olarak tanımlayanların değerlendirmesini yaptığını da belirtmek gerekir. Kısaca harici kavramının “ikinci bir grup” için de kullanıldığı görülmektedir (Becker, 2015: 21). Becker, sapkınlığı ifade ederken, bir davranışın sapkın olup olmadığından ziyade o davranışa verilen tepkiyle ilgilenmiştir. Öyle ki toplum bazen aynı sapkın davranışlara farklı tepkiler verebilmektedir. Etiketleme kuramında da bu durum değerlendirilmektedir. Söz konusu kuramın, toplumun bazı davranışları suç veya sapkın kabul ederken bazılarını neden öyle kabul etmediği ve bunun belirlemesinin neye göre yapılması gerektiği sorusu temeline dayandığı görülmektedir. Becker (2015: 35), bu soruyu şu şekilde cevaplamaktadır; “Sapkınlık davranışa içkin bir nitelik değildir; davranışta bulunan kişiler ile o davranışa tepki gösterenler arasındaki ilişkiye içkin bir niteliktir”. Kısaca insanların temelde sapkın oldukları, bunun 54

Hedef paragraf seç3

Bir paragrafa bağla
Connect to an entity
Disable highlights
İçindekiler tablosuna ekle