engelleyebilmektedir. Ayrıca, iş hayatının vereceği ekonomik özgürlük, kendini çevrenin negatif
etkilerine denetimsiz bırakmasına da sebebiyet verebilmektedir. Özellikle ailenin denetiminden uzak
bir yerde veya sokakta çalışan çocukların uyuşturucu, alkol kullanımı ve suç gibi sapma davranışlara
karşı korumasız kaldığı görülmektedir (Teker, 2010: 46).
Ailenin ekonomik şartları, aile bireylerinin tümünün ruh sağlığı gibi temelde çocuğun da
kişiliğini etkilemektedir. İsteklerinin karşılanamamasının yanı sıra yoksulluk sebebiyle sürekli aç ve
soğukta kalma çocuklarda endişeye sebebiyet vermektedir. Bu durum da çocuğun kişilik yapısında
derin izler açmaktadır. Özellikle çocuğun kendisini güvende hissetmemesi gibi olumsuz sonuçların
yaşandığı belirtilmektedir (Yavuzer, 2018: 153). Bu koşullarda yetişen çocuklar, genellikle aşağılık
duygusu, sıkıntı ve engellemeler içerisinde bocalayacaklardır (Kunt, 2003: 49).
3.3.6. Kitle İletişim Araçları
Kitle iletişim araçları, internet ve sosyal medya ile birlikte insan hayatının vazgeçilmez bir
parçası olmuşlardır. İnsanların davranış ve düşünce biçimlerini önemli oranda etkileyen sosyal
medya, ikincil sosyalleşme ve resmi olmayan eğitimin bir aracına dönüşmüştür. Bunun nedeni
medyanın eğlence, bilgi ve boş zaman aktivitelerinin öznesi konumuna gelmesidir. Bu sebeple
medya, insanların dünyaya bakış açısından politik tercihlere, sosyal tutumlardan başka gruplarla ilgili
izlenimlere kadar birçok konuda etkilidir (Gülşen, 2005: 201-205; Browne, 2015: 289-291).
Çocukların, gelişim döneminde, etraftaki bütün uyarıcılar karşısında bir tepki gösterdiği ve
mesajların tümünü bilinçaltında depoladığı görülmektedir (Boğa, 2011: 105). Çocuklar, henüz
eleştirel bir zekâ geliştiremediği için kitle iletişim araçlarından, özellikle de bilgisayar ve
televizyondan gelen verilerin kendi için olumlu/olumsuz olduğunu ayırt edememektedirler. Kitle
iletişim araçlarının çocuklar üzerinde yarattığı olumsuz etkileri ve bu etkilerin sonucunda ortaya
çıkan davranış değişiklikleri aşağıda özetlenmektedir (Dilber, 2014: 64):
Çocukların, televizyonda izledikleri kahramanları (kişileri) kendilerine rol model olarak
seçebildikleri ve onların bireysel özelliklerini kendi yaşamlarında mevcut ilişkilerine
yansıttıkları görülebilmektedir.
Şiddet ve cinsel yayınların çocuklarda psikolojik sorunlara neden olduğu; sosyal ilişkilerde
çekingen ve içine kapanık bireylere dönüştükleri görülebilmektedir.
Çocuklarda saldırgan ve cinsel davranış dürtülerinin erken yaşlarda aşırı derecede
uyarılması, sadist duyguların ve cinsel bozuklukların ortaya çıkmasına neden
olabilmektedir.
Şiddet içeren yayınları izleyen çocukların zamanla akranlarıyla kurdukları ilişkilerde
başarısız olarak, yalnız yaşamak istemeleri ve kendi dünyalarına çekilmeyi tercih etmeleri
75
Hedef paragraf seç3
Bir paragrafa bağla
Connect to an entity
Disable highlights
İçindekiler tablosuna ekle