veya benmerkezci insanların arzu ve isteklerinin sosyal yapı tarafından sınırlandırılarak kontrol altına alınması gerektiğini savunmuştur. Zira bireye üstün olan tek güç sosyal yapıdır (Durkheim, 2002: 283-285). Ancak toplumsal yaşamda meydana gelen bir dizi ani kriz veya değişimler -örn. doğal afetler, savaşlar, ekonomik bunalımlar ve hızlı nüfus değişimi vb.- nedeniyle zayıflayan sosyal yapının bu denetleyici rolünü yerine getirememesi sonucu bireyler arzu ve isteklerini tatmin edebilmek için sapkın veya suçlu davranışa yöneleceklerdir. Anomi bu duruma neden olan temel patolojik etkendir (Durkheim, 2002: 293-295; Başıbüyük ve Karakuş, 2012: 49; Dolu, 2013: 11). Dolayısıyla, anomik intihar, hızlı değişim dönemlerinde bireylerin uyacağı bir takım kural ve ölçülerin bulunmamasından kaynaklanmaktadır. Özellikle ani ekonomik değişim -beklenmedik refah ya da yoksulluk- dönemlerinde artan bu intihar türü, Durkheim’ın deyimiyle, “bireyin ufkunun ya aşırı genişlemesinin, ya da aşırı biçimde daralmasının sonucu olmaktadır.” (Durkheim, 2002: 8). Zira ekonomik refah dönemlerinde bireylerin bazıları daha önce varlık içinde bir hayat yaşamadıkları için sahip oldukları yeni imkânlara adapte olmakta güçlük çekebilmekte ve sapkın ya da suçlu davranışlar sergileyebilmektedirler. Benzer şekilde, ekonomik kriz dönemlerinde önceden maddi durumları elverişli olan bazı bireyler şimdilerde yoksullukla mücadele ettikleri takdirde ise, bunalıma girerek intihar edebilmekte ya da gayrimeşru yollardan maddi kazanç elde etmeye çalışmaktadırlar (Dolu, 2013: 12). Bu bağlamda, Durkheim’a göre, anomi adeta ekonomik yapıda temellenmiştir (Swingewood, 1998: 145). Günümüzde gelişen teknolojinin de etkisiyle başta internet olmak üzere, diğer kitle iletişim araçlarının yaygınlaşmasıyla anominin hayatımızın her alanına nüfuz ettiğini söylemek mümkündür. Kitle iletişiminde bilgisayar ve internet kullanımının önemli bir rol oynaması ile birlikte milyonlarca insan eski alışkanlıklarından neredeyse tamamıyla uzaklaşmakta ve eskiden özellikle köyden kente göçle yaşanan kültür şokunun benzeri bir durum şimdilerde internetle tanışan bir nesil tarafından hissedilmektedir. Toplumsal yaşamın vazgeçilmez öğesi olan sosyal norm ve değerler sanal dünyada etkisini yitirmekte ve bireylerin inanç, tutum ve değerleri değişmektedir. Anomiye bağlı olarak, bireylerin davranışlarının kontrolünde sosyal yapı yetersiz kalmakta ve davranışsal rehberlikten yoksun kalan bireyler toplumsal düzene tehdit oluşturmaktadırlar (Dolu, 2013: 12). Özetle, Durkheim’ın anomi kavramsallaştırması suç, sapma ve düzensizliğe elverişli koşulları oluşturmaktadır. Ahlaki normlar başta olmak üzere, tüm geleneksel ve sosyal normların bireyler üzerindeki etkinliklerini yitirdiği, en genel anlamıyla, açıkça ifade edilen köklü kuralların kaybedilmesiyle oluşan anomi durumu, suç ve intihar gibi yıkıcı davranışlarla sonuçlanmaktadır. Durkheim, çalışmalarında yetişkin ve çocuk suçluluğu arasında herhangi bir ayrıma gitmediği için anomi kavramı ile ilişkili olarak sistematik bir çocuk suçluluğu açıklaması yapmamıştır. Nitekim kuramı ve özgün görüşleri ile genel olarak kendinden sonraki çalışmalara kılavuzluk etmiştir. 45

Hedef paragraf seç3

Bir paragrafa bağla
Connect to an entity
Disable highlights
İçindekiler tablosuna ekle