söz konusu olabilmektedir. Bu durumun da çocukları psikolojik anlamda bunalıma
sürükleyerek, suçlu davranış sergilemelerine neden olabildiği vurgulanmaktadır.
3.3.7. Serbest Zaman Etkinlikleri
Aile ve okul yaşamının dışında, iyi düzenlenememiş boş zaman etkinliklerinin, çocukları suça
sürüklediği görülmektedir. Boş zamanın iyi ve yeterli kullanılamama durumu çocukların anti-sosyal
davranış geliştirmesine ve suç işlemesine sebep olmaktadır. Ailenin, çocuklarının boş zamanlarını
değerlendirebilmeleri için iyi bir ortam hazırlayamaması, çocukların sokağa itilmesine, oyun
gruplarıyla çeteler halinde birleşip; suç işlemesine sebep olabildiği görülmektedir. Çocuk ve
gençlerin işledikleri suç oranlarının fazlalığı çocuk suçluluğuyla oyun grubunun arasında bir
nedensellik bağının kuvvetlenmesine neden olmaktadır. Kriminolojide, suçluluğun sosyo-kültürel
sebeplere dayandığını ifade eden görüşler, suçluluğun oluşmasında “çocuk çeteleri” ve
“arkadaşlığın” öne çıktığını belirtmektedir (Teker, 2010: 44).
Çocuğun, oyun arkadaşlarından bir ya da birkaçının sergilediği suç davranışlarıyla birlikte
kurulan bu arkadaşlık ortamının kısa zamanda çocuk çetesine dönüşebileceğini söylemek
mümkündür. İlk başlarda yan komşunun bahçesinden çalınan elmayla heyecan duyularak başlayan
bu sürecin, gelecekte büyük suçluların ortaya çıkmasına kadar ilerleyebileceği unutulmamalıdır
(Yağbasan, 2010: 80).
3.3.8. Madde Bağımlılığı
Suç ile madde bağımlılığı arasındaki ilişkinin açıklandığı iki önemli düşüncenin öne çıktığı
görülmektedir. Madde kullanımı ve bağımlılıktan sonra mı suçun ortaya çıktığı, yoksa suç
işleyenlerin veya suç potansiyeli taşıyanların mı madde kullanımına yöneldikleri birçok araştırmada
tartışılan bir konu olmuştur. Bu durumu açıklayan iki eski hipotezin öne sürüldüğünü belirtmek
gerekir. Birincisi 1960’da Tappan tarafından ortaya atılan hipotezdir. Buna göre sosyo-ekonomik
düzeyi düşük olan bir bağımlının, kullandığı maddeyi satın almak ve maddeye erişim imkânı zayıf
olduğu için suça sürüklenmesi ve sonrasında da suçlu olmasıdır. Bu durumda fiziksel bağımlılığın
yükselmesiyle veya madde kullanımı karşısında toleransın artmasıyla, düzenli bir şekilde madde
alımının seviyesi de yükselmektedir. Bağımlı olan kişi alışkanlığını doyurabilmek için suça
sürüklenmektedir. Tappan’ın hipotezinde madde tüketiminde artışın olduğu ve bu artışın
karşılanabilmesi için suç oranlarının da arttığı vurgulanmaktadır. Başka bir deyişle, bağımlılık
sonucunda suçlu olunduğu ileri sürülmektedir. İkinci hipotez Goldeman tarafından öne sürülmüştür.
Yukarıdaki durumun tam tersi savunulmaktadır. Ona göre suç ve bağımlılık arasındaki ilişki, alt
kültürel değerler ile ilişkilendirilerek açıklanmaktadır. Önce suç örgütleri ile tanışan kişinin zaman
içinde madde kullandığı ve suçu bir arada sürdürdükleri belirtilmektedir. Dolayısıyla, kişinin bağımlı
olmasına neden olan sürecin, suç örgütleri ile bağımlılığa yatkın kişiliklerin etkileşimiyle ortaya
76
Hedef paragraf seç3
Bir paragrafa bağla
Connect to an entity
Disable highlights
İçindekiler tablosuna ekle