Yapılan bir çalışmada cinsel istismar iddiası üzerine tıbbi değerlendirme için yönlendirilen çocukların sadece %4'ünde muayenede normal fizyolojik bulgular dışında da bulgular saptandığı, bu olgulardan vajinal veya anal penetrasyon gibi ciddi istismar öyküsü olanlarda da %5,5 oranında hymen perforasyonu, genital bölgede kanama – ekimoz gibi normal dışı fizik muayene bulgusunun saptandığı bildirilmiştir.144 Cinsel istismar iddiasında fizik muayene bulguları çok kıymetli olmasına karşın, değerlendirmeyi yapan hekimi yanlış yönlendirme ile istismar tanısından uzaklaştırabilme çabası içine girilebilmektedir. Cinsel istismar şüphesi olan çocuk, mutlaka cinsel yolla bulaşan hastalıklar yönünden de tıbbi olarak değerlendirilmeli, cinsel yolla bulaşan hastalık tanısı koyulan çocuklarda da mutlaka cinsel istismar olasılığı akla getirilip bu yönde değerlendirme yapılmalıdır. Özetle cinsel istismar mağduru çocuklarda adli tıbbi değerlendirmede; aydınlatılmış onam, detaylı öykü alma, kıyafet incelemesi, sistemik harici detaylı muayeneyi de içeren anal genital muayene, kolposkopik inceleme, bulguların fotoğraflanması, sürüntü örneklerinin alınması ilk aşamada standart olmalıdır. Ruhsal değerlendirme ve çocuk psikiyatrisi konsültasyonu da mutlaka istenmelidir. Gebelik riskinin değerlendirmesi ve kadın hastalıkları ve doğum konsültasyonu, cinsel yolla bulaşan hastalıklar açısından enfeksiyon hastalıkları konsültasyonu da mutlaka yapılmalıdır. Cinsel istismar mağduru çocuğa yaklaşım, en son adli raporlama sürecinde koruyucu ve önleyici tedbirlerin alınması için bildirimlerin yapılması basamaklarını da içerecek şekilde yapılandırılmalı ve standardize edilmelidir. 2.4.2.6 Cinsel İstismar Olgularında Ruhsal Bulgular Cinsel istismar, çocuklarda erken ve geç dönemde birçok farklı olumsuz ruhsal etkilenime sebep olmaktadır. İstismarın erken teşhisi ile tedaviye vakit kaybedilmeden başlanmış olacaktır. Böylece istismar nedenli sorunların asgari düzeye indirilmesine önemli katkı sağlanmış olacaktır. Cinsel istismara mağduru çocuklar, sıklıkla yaşadıkları bu travmatik olayı kendilerinin sorumlu olduğu bir suç olarak algılamakta ve ortaya çıkmasından endişe duymaktadırlar.142 1985 – 1989 yılları arasında cinsel istismar iddiasıyla değerlendirilen 630 çocukla yapılan bir çalışmada çocukların % 79’unun ilk olarak istismarı inkâr ettiği ya da açıkça anlatmakta tereddüt yaşadıkları, olayı açıkça anlatanların da yaklaşık dörtte üçünün kazara açıklama yaptıkları, açıklama yapanların da % 22’sinin sonradan ifadesini geri aldıkları bildirilmiştir.33 Böylesi durumlarda mağdur çocukların ayrıntılı psikiyatrik öyküsünün alınması, ruhsal 52

Hedef paragraf seç3

Bir paragrafa bağla
Connect to an entity
Disable highlights
İçindekiler tablosuna ekle