“Kapalı infaz kurumlarında çocuğun tutulmasına karşıyken aynı zamanda çocuğun o kurumun
içerisinde eğitim alabilmesinin çok mümkün olmadığını düşünüyoruz. Fiziksel anlamda zaten
çocuğun eğitimi için gerekli olan ihtiyaçlar karşılanmıyor açıkçası... Uygulamada bunun çok
sağlıklı yürütüldüğünü veya çocuğun üstün yararının gözetildiğini düşünmüyoruz.” (Avukat 7)
Çocuk mahpusların çoğunluğunun tutukevi veya ceza infaz kurumuna girmeden önce örgün
eğitimden kopmuş oldukları ifade edilmiştir. Kopuş genellikle ortaokul sonrası yaşanmaktadır.
Liseye devam eden çocuk sayısı oldukça azdır. Okuma-yazma bilen çocuk oranı yüksek olsa da
öğrenmeye dair motivasyonun çok düşük olduğu belirtilmiştir.
Çocukların tutukevi veya ceza infaz kurumuna girmeden önce eğitimden kopuş nedenleri arasında
yoksulluk ve çalışma zorunluluğu, aile koşulları, ayrımcı muamele, bağlı olunan eğitim
kurumunun yapısı, adli tedbirler gibi konular dile getirilmiştir. Her bir konuya dair bazı örnekler
sunulmuştur.
-
-
-
-
-
Yoksulluk ve çalışma zorunluluğu: Çocuk mahpusların kurumda bulunma nedenleri
arasında en yaygın suç tipi hırsızlık; çocuklar bunu 'geçim yolu' olarak görebiliyor. Çoğu
cezaevine girmeden önce inşaat, çiçekçilik vb. işlerde ve çoğunlukla kayıt dışı çalışıyor;
çıkınca da öncesinde yaptıkları işte çalışmayı planlıyorlar.
Aile koşulları: Şiddet, ihmal, ebeveynlerin eğitimsizliği veya onların da cezaevinde
olması eğitime devamı engelliyor.
Ayrımcılık: Göç, dil, kimlik ve etnik köken gibi özellikleri nedeniyle çocuklar ayrımcı
muamele görebiliyor, yok sayılıyor (Mülteci, Roman çocuklar gibi).
Bağlı olunan eğitim kurumunun yapısı: Çocukların bağlı oldukları okulların yapısal
zorlukları çocuklara yansıyor. Kuruma girişten sonra örgün eğitim kurumları ile bağ
kopuyor. Örneğin MESEM öğrencisi olan çocuklar cezaevine girişten sonra eğitim
sisteminden kopuyor.
Adli tedbirler: Ev hapsi gibi kararlar eğitim hakkını fiilen engelliyor.
II. Çocuk Mahpusların Örgün Eğitimi Odağında Engeller ve Zorluklar
Çocuk mahpuslarla iletişimi olan avukatların, çocukların bulundukları kurumlarda örgün eğitime
erişimleri odağında karşılaşılan engel ve zorluklara dair çok yönlü değerlendirmeleri olmuştur.
Değerlendirmelerde çocuk adalet sisteminin ilkeleri ile uyuşmazlık, hukuki/ idari engeller,
fiziksel alan, öğretmen, program, materyal, kurs, sosyal etkinlik, kütüphane yetersizliği, çocukları
etkileyen psikolojik faktörler ve eğitime dair motivasyonlarının düşük olduğu gibi kritik konulara
dikkat çekilmiştir.
Çocuk adalet sisteminin ilkeleri ile uyuşmazlık: Bir çocuğun özgürlüğünün kısıtlanmasının
önlenemediği durumda örgün eğitim hakkı ve diğer tüm haklara erişimi güvence altına alınması
gerekirken mevcut yasalar, uygulamalar ve altyapı bunu sağlayamamaktadır. Mevcut kurumlar ve
uygulamalar hak ihlallerini çeşitlendirmekte ve derinleştirmektedir (Çocuklara özgü kurumların
yetersizliği, çocukların yetişkinlere özgü ceza infaz kurumlarına yerleştirilmesi, kurumların
çocukları izole etmesi, aile ve toplumla bağlantıların kesilmesi, kurumlar (iller) arasında
farklılaşan uygulamalar, kurumların bağımsız izlemeye kapalı olması vb.).
“Zaten sistemin kendisi çocuğu infaz kurumunda kapalı tutmak olduğu için, rehabilite etmek değil,
topluma kazandırmak değil de, işte çocuğu toplumdan ayrıştıralım, orada izole edelim düşüncesi
olduğu için çok sağlıklı olmadığı kanaatindeyiz gördüğümüz kadarıyla.” (Avukat 7)
Hukuki/idari engeller: Eğitim süreci “talep esaslı” işliyor; çocuk kurumda bilgilendirilmediği için
haklarını kullanamıyor. Özel koruma önlemleri alınması gereken çocuklarla ilgili çocuğun yüksek
3