Bir insanın “suçlu” veya “deli” olarak etiketlenmesi o kişinin tüm kişilik özelliklerinin bu problemi ile şekillendiğini ve normal kabul edilenden farklı olan yönünün tüm kimliği ile ilgili varsayımlara bir zemin oluşturacağı anlamı taşır. Etiketleme teorisi tüm suç ve sapkınlık davranışlarını açıklamada yeterli olmasa da bazı suç ve sapma davranışlarının temel süreçlerine dair bir çerçeve sağlar (Gay, 2000, s. 119). Bir sonraki bölümde suç ve sapma çalışmalarında sosyal etkileşim ve bireylerin suç algısına dair açıklamalar getiren diğer bir kuram olan etkisizleştirme kuramı ele alınmaktadır. Etkisizleştirme kuramı Birçok diğer sosyal davranış gibi suç da sosyal etkileşim yoluyla öğrenilir. Alt kültür teorilerinin eksikliklerini vurgulayan Sykes ve Matza (1957, s. 664-666) suçluların toplum normlarından tümüyle bağımsız davranmadıklarını söyler. Suç işlemesine rağmen yakalanmayanlar olabilir. Yakalanmalarına sebep olan şart ve beceriksizliğe karşı öfke duyanlar olabilir. Fakat tüm bu olasılıklara rağmen, çoğu suçlunun suçluluk ve utanç duyduğu bilinmektedir. Suça sürüklenmiş çocukların yasalara uygun davrananlara hayranlık duydukları gözlemlenmiştir. Suça sürüklenmiş çocuğun ailesi, kendileri yasadışı faaliyetlere karışmış bile olsalar, muhtemelen suçun yanlış bir şey olduğunu söyleyecektir. Bu durumda, suç davranışını açıklarken normlara uyumda içsel ve dışsal gerekliliklerin nasıl etkisizleştirildiğini anlamak önemlidir. Paradoksal biçimde, suç işlemiş çocuk da sosyal düzene bir yönüyle bağlıdır, yaptığından suçluluk ve utanç duyar ve davranışına ilişkin kendince iyi ve kötü tanımı vardır. “… bir çok suç, hukuk sistemi ya da geniş ölçekte toplum tarafından geçerli olmasa da gerçekleştirdiği sapma için suçlu tarafından geçerli görülen gerekçeler şeklinde, suçun savunmasına getirilmiş kabul görmeyen bir genişletmeye dayanır” (Sykes ve Matza, 1957, s. 666). Bu şekilde suçlu gerçekleştirdiği sapkın davranışı rasyonelleştirir ve hem kendi vicdanından hem de toplumsal utançtan korunmaya çalışır. Gerçekleştirdikleri eylem ile bazı yönleriyle bağlı oldukları toplumsal normlar arasında çelişki yaşayan suçlular belli şartlarda sosyal normları etkisizleştirirler. Yasaların bazı durumlarda kendileri için veya ilgili durum için geçerli olmadığına kendilerini ikna ederler. Bu sayede suçu rasyonelleştirirler. Sykes ve Matza (1957, s. 667670) suç işlemiş çocuk ve gençler üzerine yaptıkları çalışmalar ve analizlerle açıkladıkları 30

Hedef paragraf seç3