Psikanalitik kurama göre insan dünyaya geldiği ilk andan itibaren cinsellik ve saldırganlık dürtülerine sahiptir. Saldırganlık aç kalma, susuz kalma gibi dünyanın doğal döngüsü içinde yer alan bir olgudur. (60). Freud yaşamının belirli bir dönemi boyunca insanlar için elzem olan iki dürtünün cinsellik ve saldırganlık olduğu görüşünü savunmuş ancak 1920’li yıllardan itibaren insanların ölüme dair içgüdüsü (Thatanos) ve yaşama dair içgüdüsü (Eros) tarafından yaşamını idame ettirmeye ve bu çerçevede şekillendirmeye çalıştığı görüşünü savunmuştur (61). Eros cinsel yaşamla beraber haz almayı, insanın üreme yoluyla soyunun devam etmesini ve yaşama olan bağlılığını ifade etmektedir. Cinsel faaliyetler libido adı verilen sistemsel enerjiyle gerçekleşmektedir. Thatanos ise ölümün beraberinde getirmiş olduğu yok olma haliyle kaygı ve endişe oluşturmakta bu sebeplerden ötürü ise saldırganlık ortaya çıkmaktadır (62). 2.6.1.2. Etyolijik Kuram Etyolojik kuramdaki saldırganlık kavramının tam manasıyla anlaşılabilmesi için hayvanların saldırganlık davranışlarının incelenmesi gerekmektedir. Kuramın öncüsü olarak kabul edilen Konrad Lorenz’e göre (1966) saldırganlık insanı ayakta tutmaya yarayan içgüdü olarak değerlendirilmektedir (63). Etyolojik kurama göre saldırganlık içgüdüsel bir yapı göstermekte ve biyolojik olarak insanoğlunun sahip olduğu bir özellik olarak düşünülmektedir. Saldırganlık davranışında oluşan koşullanmalar sonucunda belirsizlikler meydana gelirse ya da bu davranış yönlenebileceği bir hedef bulamazsa kişinin patolojik 14

Hedef paragraf seç3