-Derin düşünce(contemplation): Değişimin gerekli olduğuna dair içgörü geliştirir.
Değişimin getireceği avantaj ve dezavantajlara dair belirli bir planı yoktur.
-Hazırlık(preparation): Küçük davranış değişiklikleri ile çözüme odaklanır.
-Aksiyon(action): Gözlemlenebilir davranış değişikliğini gerçekleştirdiği evredir.
-Sürdürme(maintenance): Eski hallerine geri dönüşü önleyici istek gelişir ve yeni
değişikliği devam ettirmeye çalışmaktadır. Fakat geri dönüş olasılığı hala vardır.
Döngüsel bir süreç olarak görülen TTM, Lewin’in de öne sürdüğü gibi (Lewin, 1952)
bireyin engelleri ve direnç durumuna bağlı olduğu söylenebilir.
Evrensel kendini düzenleyen davranış değişikliği modeli, TTM’e benzer evrelerden oluşan
fakat bireylerin evreler arası geçişlerini etkileyen faktörlerle ilgili bilişsel bilgileri daha net
tanımlayan bir modeldir (Şekil 2.1) (Bamberg, 2013; West, 2005). Bu teorinin amacı sistematik
müdahale geliştirmektir.
Şekil 2.1. Kendini düzenleyen gönüllü davranış değişikliği modeli (Gollwitzer, 1990; Heckhausen
& Gollwitzer, 1987) (Görsel çevirisi yazar tarafından uyarlanmıştır)
2.1.3. İyileştirici Mimarlık
Mimarlığın duyguları ifade etmenin bir yolu olabileceği ve tasarlanan mekânlarda temasa
geçen kişilerin psikolojik durumlarını değiştirebileceği fikri ilk olarak mimarlık tarihçisi Heinrich
Wölffl’ün 1886 yılında odaklanmasıyla ilgi görmüştür (Fricke, Halswick, Längler, & Martin, 2018;
Wölfflin, 1886). Frank Lloyd Wright ise 1948' de modern hastane tasarımı üzerine yaptığı bir
röportajda, "Hastane hastaları asla hasta oldukları fikrini aşılamamalı; sağlık sürekli gözlerinin
önünde olmalı" yorumunu yapmıştır (Cunningham, 1948; Ergin, 2015). Fakat mimarlığın işlevsel
verimliliğe indirgenmesi ve restoratif ortamlardan uzaklaşılması modern mimarlığın sorunu haline
gelmiştir. 1980 yılında Roger Ulrich'in makalesi mimarinin iyileşme üzerinde etkisini araştırarak
“tasarımla iyileşme” kavramını ortaya atmıştır. Hastanenin çevresel yönlerinin cerrahi servisteki
iyileşme sürecini etkilediğine dair kanıtlar sunmuştur. Örneğin, "Pencereden bakmak, ameliyattan
sonra iyileşmeyi etkileyebilir" (Ulrich, 1984) hipotezini yaptığı çalışmayla kanıtlamıştır. Hastaları,
ruhsal ve sosyal çevreyle ilişkisel yönlere ihtiyaç duyan bütünsel bir insan olarak kabul edilmesini
10