Psikolojik suç teorileri üzerine çalışanlar, genellikle üç varsayım üzerinde
uzlaşmaktadır. Bu varsayımlar şunlardır (Artuk ve Alşahin, 2017, s. 158):
“Suç,
bireyin içinde bulunduğu çatışmalar ve çalkantıların dışa
yansımasıdır.
Erken çocukluk döneminde ortaya çıkan bu çatışmalar, bireyin yaşı
ilerledikçe, karakterinin bir parçası haline gelmektedir.
Sorunun kaynağı birey olduğundan suçlu davranışın engellenmesi, birey ve
sorunlarına yoğunlaşılmasına bağlıdır.”
Kriminal davranışların şekillenmesinde farklı görüşler olmakla birlikte psikolojik
kuramlar içerisinde Freud’a ayrı bir önem atfedilmektedir. Suç davranışının
şekillenmesinde bilinç dışı faktörler üzerine yoğunlaşan Freud, suçun sadece
fizyolojik ihtiyaçların karşılanması için işlenmediğini, örneğin yetersiz sevgi
durumunda da suç işlenebileceğini vurgulamaktadır (Yavuzer, 1981, s. 47). Çünkü
suça sürüklenmiş çocukların Freud’a göre gelişmemiş süperegoları vardır, bu
çocuklar engellenmişlikle başa çıkmada zorlanmakta, kültürel norm ve değerlerle
olumlu şekilde kendini özdeşleştirememektedir (Bozkurt, 2018, s. 184). Tam da bu
noktada Freud’un id, ego ve süperego kavramlarına bir atıfta bulunmak yerinde
olacaktır.
“Sosyalleşme sürecinden geçmemiş bireyleri, potansiyel suçlular olarak gören”
(Artuk ve Alşahin, 2017, s. 158) ve zihnin yapısını inceleyen Freud’a göre zihnin
orijinal bölümü bilinçli ve bilinçsiz olarak iki taraflıdır. Kuramında bazı eksiklikler
fark eden Freud, 1920’lerde bu modelini üçlü bir yapı olarak genişletmiştir. Bu üçlü
yapıyı ise ego, süperego ve id olarak isimlendirmiştir (Freud, 1989). Freud, aklın
en eski ve en ilkel kısmını id olarak tanımlamıştır. Zihnin rasyonel, dış dünyaya
tepki veren ve bireyin gerçeğe uyum sağlamasına izin veren kısmını ise ego olarak
adlandırmıştır. Süper egoyu ise bireye birincil narsisizmin ötesine geçtiğinde
rehberlik eden kural ve düzenlemeleri sağlayan ebeveynlerin, bakıcıların ve
toplumun içselleştirilmiş sesi olarak açıklamıştır (Rennison, 2001, s. 38).
Psikoanalitik kuramda suç, değişik kişilik unsurları göz önünde tutularak ödünleme
tarzında izah edilmekte, ikame edilmiş bir tavır ve hareket olarak görülmektedir.
Suç, kimi durumlarda Oedipus-Electra kompleksinin bir belirtisi iken kimi
durumlarda aşağılık duygusunun bir şekilde telafi edilmesidir. Örneğin, bir kişinin
70
Hedef paragraf seç3
Bir paragrafa bağla
Connect to an entity
Disable highlights
İçindekiler tablosuna ekle