Brownell, 2008, s. 315). “Ulusal Adli Sosyal Hizmet Organizasyonu (NOFSW, 2015)” da adli sosyal hizmeti, hem kanun hem de adli sistemlerdeki her türlü konu ve sorunlara ilişkin gerçekleştirilen bir sosyal hizmet uygulaması olarak tanımlamaktadır. Psikiyatrik kliniklerden hastanelere kadar ceza ehliyeti ya da sorumluluğu açısından değerlendiren birçok uygulama alanına sahip olan adli sosyal hizmet mesleği, adli mekanizmayla alakalı mahkeme, savcılık-avukatlık gibi farklı birimlere yönelik rehabilitasyon çalışmalarının yanı sıra eğitim ve danışma hizmetlerini de içermektedir. Suç ve ceza siyasetinde genel uygulama, “ceza” ile sağlanmakta, diğer bir ifadeyle bu uygulama ceza adalet sistemiyle somutlaşmaktadır. Bu durum suçluluğun önlenmesi olarak ifade edilen sistem öncesini önemli kıldığı kadar tahliye edilen hükümlüleri kapsayan sistem ötesinin de önemini vurgulamaktadır. Önleyici çalışmaların gerekliliği, toplam suç sayıları içerisinde suça sürüklenen çocuk sayısının ve eski hükümlülerin tekrardan suç işlenen suçlardaki payının yüksek olmasından anlaşılmaktadır. Ayrıca 100 bin nüfus içerisindeki hükümlü sayısında Avrupa birinciliğine sahip olmamıza rağmen hapis cezasının inşaat sektörüne yararı dışında herhangi bir işe yaramadığı suça sürüklenen kişi sayılarından da anlaşılmaktadır (Yücel, 2016, s. 3733). Gerçi son yıllarda ceza adalet sistemi, hürriyeti bağlayıcı cezai yaptırımlar uygulamaktan ziyade alternatif ıslah yöntemlerine başvurmaktadır. Örneğin, cezanın çağdaş amaçlarını gerçekleştirmek için bir araç olarak kullanılan Denetimli Serbestlik, 2005 yılında adalet sistemi içerisindeki yerini almıştır. Ayrıca ıslah yönteminin amacı, suç işleyen kişilerin bir nevi iyileştirmesini sağlayarak topluma kazandırmaktır (Yavuz, 2012, s. 317-340). Bu iyileştirme sürecinde, suçluya salt “suç işleyen birey” olarak bakan biyolojik yaklaşımdan ziyade diğer koşulları da göz önünde bulunduran sosyolojik yaklaşımlar gibi kuramlara ağırlık verilmesinin de etkisi vardır. Toplum içerisinde ele alınan suçlunun mağduriyeti de göz önünde tutulmuş ve ceza adalet sisteminin insancıllaştırılması sağlanmıştır. Lombroso da cezaevi ortamının özellikle çocuklar için hiç elverişli bir ortama sahip olmadığını vurgulamaktadır. Suça sürüklenen çocuklara iyi bir terbiye verilmesi ve bu çocukları iyi aileler nezdine yerleştirerek ziraat gibi meşguliyet alanlarda uğraş kazandırarak ıslah edilmesini vurgulamaktadır (1918). Buradan hareketle çocuğun yargılanma sürecinde ceza anlayışından ziyade eğitim anlayışının ön plana çıkması 60

Hedef paragraf seç3

Bir paragrafa bağla
Connect to an entity
Disable highlights
İçindekiler tablosuna ekle