zorlanması da işsizlik, sokakta yaşayan bireylerin artması gibi nedenlerle suça
sürüklemeyi artırmaktadır.
2.3.3. Bireysel Faktörler
Gencin suç karışmasına neden olabilecek bireysel nedenler arasında ilk olarak
yaş faktörü gelmektedir. Yaşça daha küçük olan çocukların muhakeme yetisi yeterince
gelişmemiş olup, doğru ve yanlışı ayırt etmede zorlanmaları daha olasıdır. Ayrıca,
küçük çocuğun aileden, görsel-işitsel veya sosyal medyadan etkilenme olasılığı daha
yüksektir. Ergenlik döneminin özelliklerinden olan ebeveynleri eleştiriye duyarlılık,
bireyselleşme arzusu, akranları tarafından kabul görme- beğenilme çabaları çocukları
riskli kararlar almaya, suça karışmaya itebilmektedir. Yaşın küçük olması bilişsel,
duygusal, ahlaki gelişim basamaklarının tamamlanmamış olması da gencin suça
sürüklenmesine neden olabilmektedir. Yapılan araştırmalarda bireyin yaşı attıkça suça
karışma riskinin düştüğü bilinmektedir [49].
Bir başka bireysel faktörü ise, zekadır. Gencin zekâ düzeyinin düşük olması,
akılcı karar vermesini, doğru ve yanlışı ayırt etmesi gibi işlevlerin tam olarak
yürütülememesine neden olmaktadır. Ayrıca donuk veya sınır zeka kapasitesi gibi
görece daha düşük zekâ seviyeleri (IQ puanları) de suça karışma ile ilişkilidir. Zeka
faktörünün yanına ayrıca eğitimsizliği eklenmesi veya zekadan bağımsız olarak
gençlerin
eğitimsiz
kalması,
yeterli
kalitede
eğitim
almaması,
okullarını
tamamlayamaması da suça sürüklenmesine neden olabilmektedir [43].
Literatürde salgı bezi anormalliklerinin kişilik bozukluklarına
neden
olabildiği, beslenme şeklinin suç ile ilişkili olduğu yine benzer olarak androjen
hormonu ile saldırganlık arasında ilişki olduğunu gösteren araştırmalar mevcuttur
[50].Bireyin karar verme ve davranışlarını kontrol edebilmesini etkileyebilecek ruhsal
hastalığa sahip olması diğer bir bireysel risk faktörüdür. Örneğin, dikkat eksikliği ve
hiperaktivite bozukluğu (DEHB) tanısına olan gençlerin heyecan arayışı belirgin olup
dürtü kontrolü yaşıtlarına göre daha zayıf olabilmektedir. DEHB ve özgül öğrenme
güçlüğü (ÖÖG) gibi psikopatolojiler okul devamlılığı durumunu yine güç duruma
getirebilmektedir. Okula dolayısı ile eğitime devamlılığı üzerinde olumsuz etkileri
olabilen ruh hastalıklar arasında yer almaktadır. Okula ve örgün eğitim durumunun
22