sınıf tekrarı yapma, disiplin cezası alma ve ailede sabıkalı birey bulunma oranı daha yüksek bulunmuşken, aile gelir seviyesi daha düşük bulunmuştur. İki grubun Gözlerden Zihin Okuma Testi (GZOT), gaf-kontrol hikayeleri, KASİ Empati Eğilim Ölçeği (KASİEEÖ), Katı-Duyarsız Özellikleri Tarama Ölçeği (KDÖTÖ) ve Şiddet Eğilimi Ölçeği (ŞEÖ) puanlarında istatistiksel olarak anlamlı farlılık saptanmamıştır. SSÇ grubu sadece cinsel, sadece madde ile ilişkili, sadece mal güvenliğine karşı ve yaralama ağırlıklı karışık olmak üzere 4 gruba ayrıldığında, madde ile ilişkili suçlar ile yaralama ağırlıklı karışık suçları işleyen çocukların ŞEÖ puanlarının diğer suç grupları olan sadece cinsel ve sadece mal güvenliğine karşı olan suçları işleyen çocuklara oranla daha yüksek saptanmıştır. Tüm çocukların tüm ölçek puanları kıyaslandığında ise empati ile katı-duyarsız özellikler arasında düşük düzeyde ters yönlü ve katıduyarsız özellikler ile şiddet eğilimi arasında orta düzeyde pozitif yönlü anlamlı ilişki saptanmıştır. Sonuç: Bulgularımız SSÇ ile sağlıklı kontrol grubu arasında şiddet eğilimi açısından fark olmadığını, suça sürüklenen çocuk grubunda empati düzeyinin katı-duyarsız özelliklere ve katı-duyarsız özelliklerinde şiddet eğilimine etki edebileceğini göstermektedir. Ayrıca suça sürüklenen çocuklar ile sağlıklı kontrol grubu arasındaki en büyük fark çocuğun yetişme şartları olan sosyodemografik verilerde saptanmıştır. Buna göre düşük gelir seviyesi, okula devam etmeme, erken yaşta bir işte çalışma, ailede adli öykü gibi faktörlerin sorgulanması ve riskli olarak kabul edilmesi, çocukların suça sürüklenme süreçlerinde yararlı olabilir. Bu konuda çok merkezli, daha büyük örneklem ve psikiyatrik sorunlarına göre ayırt edilmiş çocuklarla yapılacak çalışmalar ile SSÇ’ların bu süreçlerini etki edebilecek faktörlerin aydınlatılması mümkün olabilecektir. Anahtar Kelimler: Suça sürüklenen çocuk, sosyal biliş, empati, katı-duyarsız özellikler, şiddet eğilimi x

Hedef paragraf seç3