niyetlerini anlayabilme, zihnin varlığını fark etme, gerçek dış dünya ile bağlantı
kurabilme, düşünce ile gerçek dünyayı ayırabilme ve ayrıca duygusal deneyimler ve
gerçekleri anlamlandırmada zihnin aracı olması aşamaları ile gelişmektedir [74].
Sosyal biliş; yüzlerden duygu ifadeleri tanıma, gözlerden zihin okuma, gaf
hikayeleri, ima, yanlış inanç gibi kimi görsel kimi işitsel kimi ise karikatürize olan
çeşitli testlerle ölçülebilmektedir [75].
Sosyal bilişin tarihsel gelişimi incelendiğinde ilk görüşler Piaget tarafından
ortaya atılmıştır. Piaget, çocukların bilişsel açıdan ben merkezci olarak geliştiğini
savunmaktadır. Bu yaklaşıma göre, çocuklar başkalarının kendinden başka bakış
açıları olabileceğini bilmemektedirler. Çocukların başkalarının algısal, duygusal
varlığını kazanması aşamalı bir şekilde yaşla birlikte gelişmektedir [76].Bilim
insanları sosyal bilişin anlaşılmasına ikinci bir dalga olarak üstbiliş gelişimine ilişkin
yaklaşımları ile katkı sağlamışlardır. Kişisel bilgiler, benzerlikler ve farklılıklar da
üstbilişin parçası olarak görülmektedir. Sosyal bilişin ilerlemesine Premack ve
Woodruf’un şempanzelerle yaptıkları çalışma ve 1983 yılında çocuklarla yapılan
‘beklenmedik yer değişikliği’ testi katkı sunmuştur; bu çalışmalar sosyal bilişin
anlaşılması için diğer bilim insanlarına örnek olmuştur [77].
2.3.3.2.2. Sosyal biliş ve şiddet eğilimi
Karş��daki kişinin niyetini anlama, onun davranışlarının yorumlayabilme gibi
sosyal biliş parametrelerinin anlaşılamadığı ya da gerektiği kadar etkili
yorumlanamadığı durumların kişiler arası çatışmaya bu, çatışmanın da sözel veya
fiziksel şiddetin ortaya çıkmasına olabileceği düşünülmektedir[78].
Literatüre bakıldığında, sosyal biliş ve şiddetin ilişkili olabileceğini gösteren
bazı çalışmalar mevcuttur. Akranları tarafından yüksek veya düşük saldırgan özellik
gösteren olarak iki gruba ayrılan suça karışmış erkek ergenlerle yapılan bir çalışmada,
katılımcılara perspektif alma, ahlaki yargılama ve kişi algısı ölçümleri uygulanmıştır.
Bulgularda suçluların saldırgan davranış gösterme ile perspektif alma arasında anlamlı
düzeyde ters yönlü ilişki bulunmuştur. Yüksek düzeyde saldırgan suçluların düşük
düzeyde
saldırgan
suçlulara
oranla
başkalarının
algılayabildikleri saptanmıştır[79]
31
bakış
açılarını
daha
az