içinde eğitimi bir gerçekliğe dönüştürecek kurumsal değişiklikleri ve çocuğun etrafındaki tüm
destek ekosistemini güçlendirmeyi içermelidir.
5.1. Yasal ve Yapısal Reformlar
1. Tutuklamayı Son Çare Haline Getirmek: Çocuğa özgü bir adalet sisteminin temeli
olan "tutuklamanın son çare olması" ilkesinin güçlendirilerek, eğitimin kesintiye
uğramasının birincil nedeni olan çocuk tutuklamalarının rutin bir uygulama olmaktan
çıkarılması gerekmektedir. Bu bağlamda;
- Yargısal Denetim: Mahkemeler, tutukluluk değerlendirmelerinde daha ölçülü
kararlar verebilmek için, çocukların kurum içindeki durumlarına ilişkin olarak
sosyal çalışma görevlilerinden düzenli bilgi alabilmelidir. Tutukluluğun
ölçülülüğü değerlendirilirken çocuğun yaş küçüklüğünün ve koşullarının
mutlaka dikkate alınması gerekmektedir.
- Sosyal Hizmet Entegrasyonu: Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Komitesi'nin
eleştirdiği üzere, adalet sistemi ile sosyal hizmet sisteminin birbiriyle entegre
olması gerekmektedir.
- Sosyal İnceleme Raporlarının Etkili Kullanımı: Sosyal inceleme
raporlarının etkili kullanılması, çocuk tutukluluğu oranını düşürebilir. Bu
raporlar, çocukları tutuklamak yerine, onlara uygun hizmet modellerinin
sunulması gerektiği bilgisini içselleştirmeye yardımcı olacaktır.
- Hesap Verebilirlik: Adalet Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Aile Bakanlığı
gibi sorumlu kurumların başında gelenlerin yükümlülüklerini yerine getirmeyen
kamu görevlileri hakkında hukuki süreçlerin yürütülmesi gerekmektedir.
Devletin pozitif yükümlülüklerinin görünür olması ve toplumun hesap sorma
kapasitesinin güçlenmesi için çalışılmalıdır.
2. Ceza Sorumluluğu Yaşını Yükseltmek: Birleşmiş Milletler (BM) tavsiyeleri
doğrultusunda, ceza sorumluluğu yaşının asgari 14'e yükseltilmesi, daha fazla
çocuğun adalet sistemi dışında, destekleyici hizmetlerle korunmasını sağlayacaktır.
3. Mevzuatı Güçlendirmek: Eğitim hakkının, kolayca göz ardı edilebilen "protokol" ve
"genelge" gibi alt düzenlemeler yerine, tüm kurumlar için bağlayıcı olan "yönetmelik"
gibi üst normlarda güvence altına alınması gerekmektedir.
4. Eğitimevlerini Yaygınlaştırmak: Çocukların kurum dışındaki okullara devam
etmelerine olanak tanıyan "Eğitimevi" modelinin sadece hükümlü çocuklar için değil,
tutuklu çocuklar için de uygulanabilir hale getirilmesi sağlanmalıdır.
5.2. Kurumsal İyileştirmeler
● Proaktif ve Zorunlu Eğitim: Pasif ve talebe dayalı bir sistemden, eğitimin çocuğun
tutukluluk sürecinin proaktif olarak yönetilen ve zorunlu bir bileşeni olduğu bir sisteme
geçilmelidir.
● Bireyselleştirilmiş ve Uyarlanmış Müfredat: Her çocuk için bireysel eğitim planları
geliştirilmeli; müfredat, çocukların travmatik deneyimlerini ve gelişimsel ihtiyaçlarını
gözeten, yaşam becerileri, etik ve felsefe gibi dersleri içeren bir şekilde
uyarlanmalıdır.
● Nitelikli ve Motive Edilmiş Eğitim Personeli: Ceza infaz kurumlarında çalışmanın
zorluklarına özel olarak hazırlanmış, iyi eğitimli, yeterli ücret alan ve yüksek
motivasyona sahip bir öğretmen kadrosu oluşturulmalıdır.