ulaşabilmede sıklıkla sapma ya da suça yönelten sosyal baskılara maruz kaldıklarına dikkat çekmiştir
(Dönmezer, 1981: 461; Featherstone ve Deflem, 2003: 480). Bu bağlamda Merton’un kuramı, sosyal
yapının tüm seviyelerde sapma yaratmaya nasıl yol açtığını açıklamakla birlikte, kuramın ana odağı
alt sınıftaki yüksek suç oranıdır. Kültürel amaçlar ve bu amaçlara ulaşmak için onaylanmış, kurumsal
araçlar arasındaki çatışma nedeniyle, alt sınıf üyeleri suçla karşı karşıya kalmaktadır. Merton, bu
çatışma durumunu, toplumun herkes için eşitlik ve başarı vaadini gerçekleştirmek için gerekli
fırsatların eşitsiz dağıldığı tezinden hareketle açıklamaya çalışır. Bu eşitsizlik alt sınıf üyeleri başta
olmak üzere, azınlık grupları da dâhil diğer dezavantajlı kesimler için çok ciddi bir boyuttadır (Akers,
1999: 120-121). Alt sınıfın toplumsal kültürün yarattığı zenginlik, şöhret, iktidar ve eğitim gibi başarı
amaçlarına meşru araçlarla ulaşabilmeleri oldukça güçtür. Alt sınıfın başarı amaçlarına ulaşabilmesi
için ekonomik güçlükler başta olmak üzere, kültür farklılıkları ve sınırlı kaynaklar gibi çok sayıda
engel bulunmaktadır. Özellikle eğitim olanaklarına ulaşılması hususunda sınıflar arasında ciddi fırsat
farklılıkları bulunmaktadır. Öyle ki belirli bir eğitime sahip olmak bireyi pek çok başarıya
götürebilecek temel yollardan biridir. Ancak düşük gelir sınıfındaki bireylerin tüm diğer alanlarda
olduğu gibi eğitim alanında da pek çok engelle karşı karşıya kaldığını ve eğitim düzeylerinin düşük
olduğunu söylemek mümkündür (Dönmezer, 1981: 461; Yücel, 2003: 59; Sokullu-Akıncı, 2007:
176-177). Merton’a göre, eğitimin amaçlarından biri orta sınıf değerlerini yaymak olduğu için bu
değerlere ulaşmakta başından itibaren çeşitli sosyal baskılarla engellenen özellikle alt sınıfa mensup
ebeveynlerin çocukları gayrimeşru yollara sürüklenmektedirler. Bu durumda, Merton, çocukluktan
itibaren birey üzerinde önemli etkisi olan eğitimin -özelde eğitim eksikliğinin- suçu ve sapmayı
doğrudan etkilediği sonucuna ulaşmıştır (Çoban, 2012: 61). Zira sosyal yapı tarafından alt sınıfın
kültürel amaçlara kurumsal araçlarla ulaşma imkânları bloke edilmiştir. Bu bağlamda Merton, varlık
ve statü sahibi üst sınıftaki bireylere kıyasla alt sınıftaki bireylerin meşru amaçlarına ulaşabilmeleri
için gayrimeşru yollara başvurmak zorunda kaldıklarını ileri sürmüştür (Kızmaz, 2005: 154). Bu
nedenle, alt sınıfın sapkın, onaylanmamış, uygun olmayan davranış sergilemesi muhtemel
görülmektedir (Williams ve McShane, 2018: 69). Dolayısıyla, Merton (1968)’a göre, suç patolojik
kişiliklerin değil, sosyal koşulların bir sonucu olarak sosyal yapı fenomenidir. Üstelik suç olarak
adlandırılan pek çok şey anomi örneğidir (Poloma, 1996: 38).
Merton, suçun oluşumunda yoksulluk ve ailenin rolü üzerinde önemle durmuştur. Yoksulluk
ve suç birbirine bağlı sosyo-kültürel değişkenlerdir. Ancak yoksulluk sonucu ortaya çıkan fırsat
sınırlaması, doğrudan yüksek bir suç davranışı ile ilintili değildir. Yalnızca başarının koşulu olarak
parasal birikime aşırı vurgu yapılan toplumlarda -örn. Amerikan toplumu-, yoksulluk ve buna bağlı
dezavantajlar yaygın ise, suç “normal” bir sonuçtur (Merton, 1938: 680-681). Merton, ailenin
suçluluk üzerindeki rolüne ilişkin ise, özellikle alt sınıf ebeveynlerin başarıya ulaşmada yasalara
aykırı davranmaları sebebiyle, bu olumsuz tutumlarını çocuklarına yansıttıklarını ve onların büyük
bir baskı altında gayrimeşru yolları kullanmalarını teşvik ettiklerini ileri sürmüştür (Schur, 1969’dan
aktaran: İçli, 1994a: 76; 2014: 521). Aynı zamanda yaşanılan yerin niteliğinin de suçun oluşumunda
ve suçluluk kaynaklarına erişim konusunda etkili olduğunu iddia eden Merton, kent bölgesinin alt
49
Hedef paragraf seç3
Bir paragrafa bağla
Connect to an entity
Disable highlights
İçindekiler tablosuna ekle