3. Suça Sürüklenen Çocuk: 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nda çocukları topluma
kazandırmak
amacıyla,
suçlu çocuk yerine
suça
sürüklenen
çocuk
kavramı
kullanılmaktadır. “Suça sürüklenen çocuk: Kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili
işlediği iddiası ile hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden
dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuğu” ifade etmektedir (ÇKK, 2005:
madde 3/2).
4. Tutuklu: Suç işlediğine dair henüz hüküm giymemiş bir diğer ifadeyle, cezası
kesinleşmemiş olan kişidir.
5. Hükümlü: Suçu kesinleşmiş ve verilen ceza süresini doldurması gereken kişidir. Hüküm
giydiği ceza süresi bitince özgürlüğüne kavuşur.
6. Çocuk Eğitimevleri: Yargılamanın sonunda cezası kesinleşen 12-18 yaş arasında bulunan
hükümlü çocukların yeniden toplumsallaşması amacına uygun olarak firar karşısında
herhangi bir engel olmaksızın eğitsel ve mesleki kazanım elde ederek cezalarını infaz
ettikleri kurumlardır (Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun
[CGTİHK], 2004: madde 15).
7. Çocuk Kapalı Ceza İnfaz Kurumları: Bir suçtan dolayı tutuklanan ve yargılamaları
süren 12-18 yaş arası tutuklu çocukların kaldığı, firara karşı sıkı güvenlik tedbirlerinin
alındığı, eğitim ve öğretime dayalı tesislerdir. Çocuk kapalı ceza infaz kurumları temelde
tutuklu çocuklar için tesis edilmiş olsalar da eğitimevinden disiplin sorunu veya diğer
nedenlerle gelen hükümlü çocukları da bünyelerinde barındırmaktadırlar (CGTİHK, 2004:
madde 11).
8. Kurum Öğretmeni: Ceza İnfaz Kurumu ve Eğitimevlerinde bulunan eğitim-öğretim
servisinde tutuklu ve/veya hükümlünün eğitim yaşantılarına dair tüm işlemleri yürütmekle
görevli eğitimcidir.
Ülkemizdeki çalışmaların büyük bir bölümü, genel olarak tutuklu, hükümlü ve güvenlik
birimlerine getirilen çocuk ve gençler üzerine odaklanmıştır. Bu çalışmalar, ülkemizde çocuk
suçluluğunun yaygınlığı, işlenen suç çeşitleri ve suça sürüklenen çocukların taşıdıkları belli başlı
özellikleri belirlemek açısından literatüre büyük katkı sağlamıştır. Ancak, “çocuk suçluluğu”
hakkında pek çok çalışma yapılsa da, genelde tutuklu ve hükümlü çocuklara yönelik özde onların
eğitimlerine yönelik çalışmalar oldukça azdır. Bu bağlamda, tutuklu ve hükümlü çocuklara yönelik
bu konuda detaylı bir araştırmanın yapılmamış olması ve farklı illerde eş zamanlı yürütülen bir
çalışmaya rastlanmaması bu araştırmanın özgün yanını oluşturmakla birlikte, araştırma bulgularının
suçlu çocuk lehinde atılacak adımlara, bu yönde alınacak kararlara ve sonraki araştırmalara ışık
tutacağı düşünülmektedir. Bununla birlikte, Ceza İnfaz Kurumları genel olarak topluma kapalı
olduklarından burada verilen eğitim faaliyetleri ile bu faaliyetlerden tutuklu ve hükümlülerin ne
derecede yararlandıkları konusu fazla bilinmemektedir. Ayrıca bu kurumlarda verilen eğitim
faaliyetlerine ilişkin yeterli araştırma da bulunmamaktadır. Bu faktörler böyle bir konunun seçiminde
önem arz etmektedir. Diğer taraftan ceza infaz kurumlarında temel eğitim, mesleki eğitim, dini
5