Ekinci (2016: 57) yaptığı çalışmada, çocukların ilk suçlarının genel olarak mala karşı (hırsızlık)
olduğunu saptamıştır.
Hırsızlık gerek Türkiye’de gerekse diğer ülkelerde şehir suçu niteliği taşımaktadır (İçli, 2016:
158). Çocuk suç türleri arasında, mala karşı işlenen suçların en önemli özelliği, nüfusu kalabalık
büyük şehir merkezlerinde daha çok rastlanmasıdır. Mala karşı işlenen suçların temeli yoksulluk
olmakla birlikte, bununla bağlantılı olarak fizyolojik ihtiyaçların karşılanmasının önemli rolü vardır
(Yavuzer; 2016: 61-63). 2008 yılında TÜİK tarafından yapılan adalet istatistikleri 12-17 yaş
arasındaki çocukların, ceza infaz kurumuna giren hükümlülerin yüzde 1.55’ini oluşturduğunu
göstermektedir. Bu çocuklar tarafından işlenen suçlar arasında ilk sıralarda yağma (gasp) ve hırsızlık
yer almaktadır. Bu durumda çocukların suç eylemlerinde şahsa karşı olandan mala karşı işlenen suça
doğru bir yönelim sergilediklerini söylemek mümkündür (Çoban, 2012: 125).
3.2.2. Şahsa Karşı İşlenen Suçlar
İnsan hakları Evrensel Beyannamesi’nde herkesin “yaşama, özgürlük, korunma, maddi ve
manevi varlığını geliştirme ve güvenlik” hakkı vardır. Şahsa karşı işlenen suçlar bireylerin yaşama,
beden bütünlüğü ve şeref hakkı gibi en önemli haklarına zarar veren suçları kapsamaktadır. İnsanların
yaşama hakkı devlet tarafından korunma altındadır (Toroslu ve Feyzioğlu, 2010: 85). Yapılan
araştırmalara bakıldığında şahsa karşı işlenen suçların, çocuk suçluluğunda sıklıkla rastlanan bir suç
türü olduğu görülmektedir (Avcı, 2009: 36; Yağbasan, 2010: 137; Balcı, 2011: 107). Bu
sınıflandırmada genel olarak kasten adam öldürme, yağma, aile içi şiddet, kasten yaralama ve kan
davaları gibi suçlar yer almaktadır (Akyüz, 2009: 14).
Türkiye’de özellikle kan davası sebebiyle en çok suçun Karadeniz, Doğu ve Güney Doğu
Anadolu Bölgelerinde görüldüğü belirtilmektedir. Kan davalarında işlenen suçların genellikle toprak
anlaşmazlığı gibi ekonomik ve namus anlayışı gibi toplumsal kökenli olduğunu söylemek
mümkündür. Kan davalarının kuşaklar boyunca sürebildiğine tanık olunmaktadır. Bu tarz suçların
çoğunluğunun, yaş faktörünün cezai sorumluluğa etkisi nedeniyle 18 yaşın altında bulunan çocuklara
işlettirildiği görülmektedir. Özellikle erkek çocuklarına küçük yaşlardan itibaren bu görevi
gerçekleştirebilmeleri için aile bireylerinin psikolojik baskı ve telkinlerde bulundukları
bilinmektedir. Çocuğun bizzat en yakın aile bireyi tarafından suça teşvik edildiği aktarılmaktadır.
04.05.2009 tarihli ceza infaz kurumundaki çocukların en fazla işlediği suç türleriyle ilgili
istatistiklere bakıldığında kasten adam öldürme suçunu işleyen çocukların 302’sinin erkek ve
16’sının kız çocuk olarak toplamda 318 çocuğun suç işlediği görülmektedir (Yağbasan, 2010: 142).
69
Hedef paragraf seç3
Bir paragrafa bağla
Connect to an entity
Disable highlights
İçindekiler tablosuna ekle