Çocuk Koruma Kanunuyla getirilen yeni yaklaşımla çocuğun bir suçu işlemesinden ziyade, bir suça
sürüklendiği kabul edilmektedir. Bu yaklaşım, çocuğu suç işleyen bir fail olarak görmez, onun suça
sürüklendiğini kabul eder ve bir anlamda suç davranışını gerçekleştiren çocuğu da suçun mağduru
olarak nitelendirir (Taşkın ve Yılmaz, 2020:192).
Aynı zamanda çocuk suçluluğu kavramının her disiplin tarafından kendi bakış açısına göre
tanımlandığı görülmektedir. Örneğin, hukuki olarak çocuk suçluluğu, 18 yaşını doldurmayan
bireylerin yürürlükte bulunan ceza kanunlarına göre suç sayılan herhangi bir davranışı işlemeleri
durumu şeklinde ifade edilmektedir (Uluğtekin, 1991: 13). Psikolojik açıdan geçmiş dönemlerde suç
ile akıl sağlığı arasındaki ilişkiyle açıklanan çocuk suçluluğu, bugün çocukların gelişim evrelerinde
karakter oluşumlarında etkili olan süreçlerin belirlenmesiyle açıklanmaktadır (Hablemitoğlu, 2011:
96). Sosyolojik açıdan çocuk suçluluğu ise toplumun yapısı başta olmak üzere çevresel etkenler
dikkate alınarak, toplum tarafından kabul edilmiş davranış kurallarından sapmak veya bu kurallara
itaatsizlik şeklinde tanımlanmaktadır (Duyan, 2011: 170).
3.2. Çocuk Suçluluğu Türleri
Suç ve çocuk suçluluğu konusunda çalışma yapan araştırmacıların gerek istatistiksel gerek
suçun işleniş ve niteliği gerekse de nasıl işlendiği ve toplumun suçu nasıl gördüğü açısından çeşitli
sınıflandırmalar yaptıkları görülmektedir (Toroslu ve Feyzioğlu, 2010: 84; Akyüz, 2019: 14). Bu
çalışmada çocuk suçluluğu türleri üç başlık altında incelenmektedir: “Mala Karşı İşlenen Suçlar”,
“Şahsa Karşı İşlenen Suçlar” ve “Cinsel Suçlar”.
3.2.1. Mala Karşı İşlenen Suçlar
Mala karşı işlenen suçlar, birinin sahip olduğu herhangi bir malın çalınması ve/veya mala zarar
verilmesi ile ortaya çıkmaktadır. Günümüzde sıklıkla rastlanan suçların büyük çoğunu
oluşturmaktadırlar. Bu sınıflandırmada genel olarak hırsızlık, gasp, kapkaç, dolandırıcılık ve mala
zarar verme gibi suçlar bulunmaktadır (Akyüz, 2019: 14).
Türkiye’de çocuk suçluluğu kapsamında tutuklanan veya hüküm giyen çocukların genellikle
günübirlik düşüncelerle suça yöneldikleri görülmektedir. Yapılan araştırmaların çoğunda en çok
işlenen suçun hırsızlık olduğu belirlenmiştir (Göker vd., 2006: 5). “Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas
Kurulu”ndan ceza ehliyeti açısından değerlendirilmesi istenilen “mental retarde (zekâ geriliği)”
olguların yüzde 34,1’inin hırsızlık ve gasp suçunu işledikleri tespit edilmiştir (Cantürk vd. 2002: 3).
Bu bakımdan, çocukların zekâ düzeyleri ile suçluluk arasında yakın bir ilginin olduğu fikri ileri
sürülebilir. Psikanalitik görüşte, kişilerin fizyolojik ihtiyaçlarının giderilmesinin yanında sevecenlik
ve sevgi eksikliğinin de giderilmesi için hırsızlığa başvurduğu vurgulanmaktadır (Şengül, 2012: 17).
68
Hedef paragraf seç3
Bir paragrafa bağla
Connect to an entity
Disable highlights
İçindekiler tablosuna ekle