“güç, suç ve adalet” kavramları eleştirel bakış açısıyla incelenmektedir. Çatışma teorisyenleri gücün
dağılımıyla ilgili toplumda hâkim bir sınıfın olduğu konusunda hem fikirdirler (İçli, 2016:146-147).
Engels tarafından yapılan “İngiltere'deki İşçi Sınıfının Durumu (1845)” isimli çalışmada suç
ayrıntılı bir şekilde açıklanmaya çalışılmıştır. Suç olgusunda sosyal düzene uyulmama durumunun
önemli payı vardır. İşçi sınıfını kızdıran ve moralini bozan sebepler eskisinden daha çok endişeye
neden olursa, işçi ve burjuva sınıfının muhakkak yer değiştireceği düşünülmektedir. Dolayısıyla, işçi
sınıfının yayılmasıyla, İngiltere'deki suçluluğun artacağı ve İngilizlerin dünyanın en suçlu ülkesi
haline geleceği vurgulanmaktadır. Engels konuyla ilişkili olarak üç tez ortaya atmıştır (Demirbaş,
2001: 142-143):
1. “Suçun nedeni, kapitalizmin ekonomik ilişkileridir”.
2. “Suç, işçi sınıfının kapitalist sınıfa karşı gelmesidir”.
3. “Uygun sınıf mücadelesi biçimi ortaya çıkarılırsa suçluluk etkisiz ve başarısız olur”.
Sosyal çatışma yaklaşımında, sosyal eşitsizlik ile sapma, ekonomik alt yapı perspektifinden
değerlendirilerek ilişkilendirilmektedir. Çatışmacı anlayışta, suç ve kimin suçlu olduğu konusuna
toplumda gücü elinde bulunduranlar gözüyle yaklaşılmaktadır. Çatışma yaklaşımında, toplumda
değer ve normlar; yasa ve güçlüler tarafından belirlenmektedir. Güçsüzlerse sapkın olma riski ile
karşı karşıya kalmaktadırlar. Dolayısıyla sapmanın kaynağı burada “sosyal eşitsizlik” olarak
görülmektedir (Oktik, 2013: 26).
Doğrudan çocuk suçluluğunu açıklama konusuna yönelmediği görülen Marksist teorisyenler
arasında yer alan Willem Bonger’in, suçların tümü için gündeme getirdiği önermeleri “çocuk
suçluluğu” içinde yorumlamak mümkündür. İlk önermeye göre, ahlak dışı davranışlarla suçun
oluşması; sosyal yapıdaki değişimlere bağlıdır. İkinci önerme açısından ise, ceza yasalarında yasaklı
olarak ifade edilen eylem ve davranışlar, gücü o an için elinde tutanın çıkarlarını engelleyen ve zarar
veren durumlar olarak değerlendirilmektedir (İçli, 2016: 155). Özellikle Bonger ünlü eseri
“Criminality and Economic Conditions”da tüm bu savlara yer vermekle birlikte, benmerkezci
karakteristik özelliklere sahip olan kapitalist toplumlarda sınıf çatışması ve rekabet sebebiyle, suç
oranlarının kutuplaşmanın olmadığı diğer toplumlara kıyasla çok daha yüksek olduğunu ifade
etmektedir. Böylece suçun oluşumunda etkili olan temel faktör de sınıf çatışması aracılığıyla oluşan
çıkar çatışmasıdır (Barlow, 1993: 511).
Bu bölümde son olarak çocuk suçluluğuyla ilişkili olarak açıklanan sosyolojik ve psikolojik
kuramlardan bahsedilebileceği gibi hiçbir kuramın tek başına suçluluğu açıklama konusunda yeterli
olmadığını belirtmek gerekir. Psikolojik kuramlarda; suç “ruh sağlığı bozukluğu”; suçlu ise “ruh
sağlığı bozuk kimse” olarak değerlendirilmektedir. Sosyolojik kuramlarda ise suçun psikolojik ve
56
Hedef paragraf seç3
Bir paragrafa bağla
Connect to an entity
Disable highlights
İçindekiler tablosuna ekle