de kabul edildiği, ancak sonradan toplumun bu değerlerine ulaşmada bireylerin tekrarlayan başarısızlığının bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. (5) İsyan (Rebellion): Bir uyum modeli olarak isyan hem kültürel amaçlar hem de kurumsal araçlar reddedildiğinde ortaya çıkar. Merton bu uyum modelinin diğerlerine kıyasla, oldukça farklı olduğunu belirtmiştir. Zira isyan mevcut yapıya uyum göstermek yerine, devrimci bir teşebbüsle onu değiştirmeye ve yeni bir toplumsal yapı inşa etmeye çalışan sapma davranış biçimidir. Kısaca isyan, eskinin reddini ve yeninin inşasını içeren doğrudan bir çatışma ve başkaldırıdır. Merton’a göre, sosyo-kültürel yapının iyi düzenlendiği, entegre-bütünleşmiş toplumlarda, amaçlar ve araçlar uyumlu bir şekilde dağılır (Taylor vd., 1973: 92). Toplum sahip olduğu kültürel amaçlara ulaşılabilmesi için kurumsal araçları sağladığında anomiden söz edilemez (Poloma, 1996: 38). Toplumun barındırdığı amaçlar ile araçlar arasında bir ayrışma, uyumsuzluk veya süreksizlik söz konusu olduğunda ise, toplumsal bütünleşme bozulmakta ve anomi ortaya çıkmaktadır (Tolan, 1980: 80; Featherstone ve Deflem, 2003: 478). Merton’un kuramında anahtar bir kavram olan anomi, sapmada temellenmiş bir olgudur (Bozkurt, 2012: 182). Anomi perspektifi, sosyal yapısal unsurların sapmayı toplumsal yaşama uygun bir adaptasyon haline getirerek bireyi sapkın olmaya zorladığı ve sapkın davranışı teşvik ettiği fikrini ilerletir (Clinard ve Meier, 2011: 75). Böylece Merton, anominin sonucu olan sapmayı sosyal kontrol eksikliğinden kaynaklanan bir tür biyolojik sızıntı olarak değil, daha çok baskın ve egoist bir ortama normal bir uyum olarak değerlendirir (Taylor vd., 1973: 92). Merton, suç ve sapmanın oluşumunda özellikle Amerikan kültürünün zenginlik ve bireysel başarı23 gibi unsurlara yaptığı güçlü vurguya ilişkin yerinde bir tartışma geliştirmiştir (Boyacıoğlu, 2018: 238). Bu çerçevede Merton’un kuramsal yaklaşımı geleneksel toplumlardan ziyade modern endüstri toplumları ile ilişkilendirilmektedir (Işıktaç, 2013: 187). Toplumun üyelerinin düzenli istihdam, yüksek maaşlı meslekler ve yükseköğrenim gibi statü kazanmak hususundaki belirli maddi başarı amaçlarına ulaşabilmeleri için mücadele etmeleri gereğine inandırıldıkları modern endüstri toplumlarında bireyler sosyalleşme sürecine bağlı olarak bu değerleri içselleştirirler. Ancak herkesin “Amerikan Rüyası” olarak da ifade edilen bu değer ve arzulara meşru yollarla ulaşabilmelerinin mümkün olmadığını belirten Merton’a göre, sosyal yapı toplumun belirli kesimleri için kültürel başarı amaçlarına kurumsal erişimi sınırlamış ve toplumda yalnızca küçük bir sayı için fırsatlar sağlamıştır (Clinard ve Meier, 2011: 75-76). Böylece Merton, sınıf odaklı toplumlarda yukarı doğru toplumsal mobilite fırsatlarının var olduğunu ama bu fırsatların eşit bir şekilde dağıtılmadığını savunmuştur (Adler vd., 2018: 103). Özellikle düşük sosyo-ekonomik statüye sahip alt sınıf üyelerinin zirveye ulaşma imkânlarının düşük olduğuna ve toplumun yücelttiği başarı amaçlarına 23 Amerikan kültüründeki başarı azmi “ne pahasına olursa olsun kazanma” mantığı ile karakterize edilen evrensel bir Amerikan değeridir (Goode, 2016: 40). Bu durumda Amerikalılar, başarıya ulaşmak için gayrimeşru yollara bile başvurarak ne gerekiyorsa yapma konusunda tereddüt etmezler (Akers, 1999: 120). Diğer bir ifadeyle, başarıya kilitlenmiş olan Amerikalılar, mutlak çıkarları için hukukun üstünlüğünü reddederler. 48

Hedef paragraf seç3

Bir paragrafa bağla
Connect to an entity
Disable highlights
İçindekiler tablosuna ekle