Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik
hükümleri gereğince mahkemenin, sosyal inceleme raporu ile birlikte çocuğun işlediği fiilin
hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme
yeteneğinin belirlenebilmesi amacıyla adli tıp uzmanı, psikiyatrist ya da zorunluluk hâlinde
diğer uzman hekimlerden görüş alması gerektiği belirtilmiştir.27
Suça sürüklenen çocuklar değerlendirilirken; çocuğun işlediği eylemin farkında olup
olmadığı, bu eylemin diğer eylemlerden farkını algılayıp algılamadığı, bu eyleme kendisini
yönlendiren bir akranına veya erişkine karşı koyabilme yeteneğinin olup olmadığı, bu eylemi
gerçekleştirme nedeni, bu eylemin yol açtığı sorunların farkında olup olmadığı, sonuçlarına
katlanıp katlanmayacağı, başkalarının zarar göreceğini bilip bilmediği, kendisine ceza
verileceğini bilip bilmediği veya bunu tahmin edebilecek derecede ruhsal olgunluğa sahip
olup olmadığı araştırılması gereken önemli hususlardandır. Çocuk bu hususlarda yeterli
düzeyde ruhsal gelişimi olsa dahi, davranışlarını yönlendirme yeteneğinin de yeterince gelişip
gelişmediğinin de değerlendirilmesi zorunlu olan bir husustur.70
Suça sürüklenen çocukların değerlendirmesinin önemli adımlarından biri, çocuk için
yapılacak olan sosyal incelemedir. Sosyal inceleme ailenin yaşadığı sosyal çevre, ev ve okul
ortamı da görülerek yapılır ve bunlara yönelik rapor düzenlenir. Ayrıntılı sosyal inceleme
raporunda içerik olarak suça ilişkin bilgiler, bireysel özelliklere ilişkin bilgiler, çevre
(toplumsal yapı, kültür) ve aileye ilişkin bilgiler; okul, iş, arkadaş grubu ve boş zamanları
değerlendirmeye ilişkin bilgiler bulunması gerekir.28
Değerlendirme sürecinde çocuğun işlediği iddia edilen fiilin gerçekleşme şeklini de göz
önünde bulundurulmalı, buna ilişkin bilgiler adli tahkikat evrakından alınmalı, evraktaki
bilgiler ile çocuğun anlatımı arasında fark olup olmadığı da saptanmalıdır.28
Suça sürüklenen çocuğun ceza sorumluluğunu belirleme amaçlı yapılan psikiyatrik
değerlendirmede yalnızca çocuktaki zekâ geriliği ve çocukluk dönemi psikiyatrik hastalıkları
araştırılmamalı, çocukta soyut düşüncenin oluşumu da dahil olmak üzere çocuğun karşı
karşıya kaldığı kanuni problemle ilgili özgül değerlendirmeler de yapılmalıdır.70
Çocukların ceza sorumluluğu tespitine ilişkin yapılan incelemenin amacının, çocukta akıl
hastalığı ve/veya zekâ geriliği olup olmadığının araştırılmasından ibaret olmadığı
unutulmamalıdır. Zaten TCK 31. maddesinde 12-15 yaş grubundaki çocuklarda akıl hastalığı
veya zekâ geriliği olmayan çocuklar için yaş küçüklüğü nedeniyle ceza sorumluluğunun olup
27