Şiddetin uygulanması ve maruz kalınması ile bireyler arası sınırlar ve uyum
zarar görebilmektedir. Bireyler arası uyuma ek olarak kolektif şiddet gibi daha büyük
kapsamlardaki şiddetin toplumlar arası uyumu da bozabildiği gösterilmiştir. Ayrıca,
bir toplumun içinde bireyler arası uyumun bozulması o toplumun kendi içinde
uyumunun bozulması ile toplumun birliği ve güvenilirliği gibi toplumu bir arada tutun
değerlerin zedelenmesine neden olabilmektedir. Şiddetin ciddi olumsuz sonuçları ve
geniş etki alanları göz önüne alındığında, sürecin psikoloji, sosyoloji bilim dalları dahil
olmak üzere multidisipliner olarak ele alınması gerekmektedir.
Şiddet kavramı bu kadar önemli olurken bireyi ve toplumu şiddete iten
nedenler de o ölçüde önemlidir. Bireysel olarak şiddet içerikli davranışları incelerken
bireyin kendi özellikleri, aile yapısı, bireyin şekillenmesine etki eden çevresel ve
sosyal faktörlerin de dikkate alınması gerekmektedir. Bireysel boyuttaki şiddet içerikli
eylemler İçli tarafından ailesel, çevre ve medya olmak üzere üç temel başlık altında
toplanmıştır. Çocuğun aile içerisinde şiddete maruz kalması veya tanıklık etmesi
çocuğun davranışları şekillenirken olumsuz örnek teşkil edebilmektedir. Okul, akran
gibi çevresel etmenler de gençlerin davranışlarının şekillenmesi sürecine etki
etmektedir. Ayrıca, medyanın insanlar ve özellikle çocuklar üzerindeki etkisi
büyüktür. Medya tarafından şiddetin meşru gibi gösterilmesi veya şiddetin işitilebilir
ve izlenebilir olarak değerlendirilmesi şiddet içerikli eylemlerin artmasına neden
olabilmektedir [54], [55].
Şiddet ile ilişkili diğer tanımlamalara aşağıda yer verilmiştir.
Agresyon; kendisine, başka bir canlıya veya nesneye zarar verici veya
yaralayıcı bir davranış sergileme durumu olarak tanımlanmaktadır [56].
Ajitasyon ise kişinin ve çevresindekilerin güvenliğini tehlikeye sokan, tıbbi
bakımı engelleyen, işlevselliği bozan sesli, sözlü ve motor davranışlar kümesidir [56].
Saldırganlık, ‘saldırgan olma durumu’, ‘saldırgan biçimde davranma’ veya ruh
bilimindeki tanımı olarak ‘bireyin kendi düşünce ve davranışlarını zorla karşındakine
benimsetme çabası’ olarak tanımlanmaktadır [55].
25