E/CN.4/2002/60/Add.2
Sayfa 8
12 yıla çıkarılmasını öngörmektedir.8 Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı, zorunlu öğretimin
2005 yılında 12 yıla çıkarılmasını öngörmüştür.9 Bu konuda ihtiyaç duyulan ve beraberinde mali
kaynakların ve insan kaynaklarının ciddi ölçüde arttırılmasını gerektiren uzun vadeli kararlılık,
Hükümet açısından ciddi bir güçlük oluşturmaktadır. Ayrıca, öğretimin arzı konusundaki
hükümet yükümlülükleri ile insan hakları güvenceleri alanındaki hükümet yükümlülükleri
arasındaki karşılıklı ilişki, örneğin öğrenim özgürlüğü ve öğrenimde özgürlük yükümlülükleri,
ekonomi, öğretim ve insan hakları arasında bir bağlantı kurulmasını gerektirir. Tarihsel miras,
reformların programlanması konusunda bir arka plan oluşturmaktadır ve böylelikle, öğretimin
donanım ve içerik malzemesinin yeni binyıla uyarlanabilmesi mümkün olacaktır.
A. Son 70 yılın mirası
13. Başka pek çok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de öğretim, başlangıçta dinsel nitelikteydi.
Seküler öğretim, Osmanlı İmparatorluğu’nda 1839 yılında başlatıldı. Bugünkü Milli Eğitim
Bakanlığının öncülü, 1847 yılında kuruldu. Memurlar için ilk eğitim merkezi 1859 yılında ve ilk
üniversite ise 1869 yılında kuruldu. 1876 Anayasası, herkes için zorunlu eğitim ve öğrenim
şartını getirdi. Böylece herkesi kapsayan parasız ve seküler öğretimin ve buna bağlı idari
altyapıların tohumları atılmış oldu. Öğretim dili Fransızca olan veya Müslüman ve Hıristiyan
öğrencilerin beraber öğretim gördüğü okullar, o zaman için yenilikçi fikirlere örnek teşkil
ediyordu.
14. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu, öğretim alanında birlik (tevhid-i tedrisat) sağlanmasını
getirdi. Bütün okullar, Milli Maarif Bakanlığına bağlandı.10 Öğretim, her iki cinsiyet için de
zorunlu hale getirildi. Ulus inşa etme amacı, öğretim alanında tek dillilik, milliyetçilik ve
vatanseverlik olarak tercüme edildi. 1927 yılında dile ilişkin yasal düzenlemeler, öğretim dili
olarak Türkçeye geçişi zaruri hale getirerek, ulusal kimlik inşa etme sürecini hızlandırdı. Latin
alfabesinin uygulamaya konması, Arapça ve Farsçanın kapsadığı Osmanlı-İslam mirasından
kopuşu temsil ediyordu. “Muzaffer Türk tarihinin şerefini” yüceltmek ve “hizmetleriyle Türk
milletini teşkil eden büyük Türkler”i onurlandırmak, öğretim müfredatının parçası haline geldi.11
Son zamanlarda insan hakları eğitiminin de devreye sokulması, insan haklarının bir yama olarak
ayrı tutulması yerine sistemle bütünleştirilmesi için müfredat ve ders kitapları ile öğretim
yöntemlerinin yönelim ve içeriklerinin incelenmesine yönelik bir ihtiyaç doğurdu.
15. Eğitim ve öğretim alanında uzun vadeli bir stratejinin olmaması, öğretmen ve eğitimciler
arasında kaygılara yol açmaktadır. Özel Raportör, bu alanda, aile planlaması eğitimi, göç ve
çocuk işçiliği gibi sektörel ve sektörler arası meseleleri kapsayabilecek bir stratejinin mümkün
olan en kısa zamanda devreye sokulmasını tavsiye etmektedir. Aile planlaması ve HIV/AIDS
önleme meseleleri, hem Milli Eğitim Bakanlığı hem de Sağlık Bakanlığının alanındadır. Fakat
Özel Raportör, her iki bakanlığın da temsilcileriyle g��rüştükten sonra, okul çocukları için aile
planlaması ve HIV önleme konusunda nasıl bir eğitim sağlanacağını görememiştir. Vatandaş
8
Turkish National Programme for the Adoption of the Acquis, europa.eu.int/comm/enlargement/turkey.
Avrupa Toplulukları Komisyonu - 2001 Türkiye’nin Katılım Yolunda İlerleme Raporu -2001, Document
SEC(2001) 1756, 13 Kasım 2001, s. 74.
10
430 Sayılı Kanun, 3 Mart 1924. Eğitim ve öğretimin birleştirilmesine ve Milli Eğitim Bakanlığının denetimi altına
konmasına dair kanun, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Birinci Protokolünün 2. maddesine Türkiye’nin
koyduğu çekincede de belirtilmiştir.
11
Kazamias, A. M., Education and the Quest for Modernity in Turkey, University of Chicago Press, 1966, s. 148.
9