E/CN.4/2002/60/Add.2​ Sayfa 26 askeri cuntasının bir ürünü olan Yüksek Öğretim Kurulunun akademik özgürlüğü nasıl kısıtladığının” araştırılmasına ihtiyaç duyulduğunu bildirmiştir.93 Gerçekten de, Türkiye Anayasasının 130. Maddesi, üniversitelerin “Devletin denetimi ve gözetimi altında” olduğunu onaylayarak, [akademik araştırma özgürlüğünün] “Devletin varlığı ve bağımsızlığı ve milletin ve ülkenin bütünlüğü ve bölünmezliği aleyhinde faaliyette bulunma serbestliği vermeyeceğini” belirtir. Özel Raportör, akademik özgürlükle ilgili konuların, Türkiye ziyaretinin takibine ilişkin faaliyetlere dahil olmasını umut etmektedir. 70. Dünyanın her tarafında, eğitim ve öğretimin yönelim ve içeriğinin insan hakları yükümlülüklerine uyum sağlaması süreci ilerlemektedir. Eğitim ve öğretim müfredat ve kitaplarında, insan haklarının ilerleyerek gerçekleşmesinin kanıtlarını görmek mümkündür. Bu alanda yankısını bulan tarihsel miras, insan hakları ölçütleri ışığında gözden geçirilmektedir. Türkiye’de ise, 1920lerde eğitim ve öğretim için atılan temeller, henüz insan hakları açısından incelemeye tabi tutulmamıştır. Bunların eğitim ve öğretimin temelleri olarak korunması onaylanmaktadır. Müfredatın çeşitli kısımlarına insan hakları dersleri eklenmektedir. Özel Raportör, okul ders kitaplarını gözden geçirme yolunda bir dizi girişim ve proje konusunda bilgilendirilmiştir.94 Özel Raportör, çabaların tekrarlanmasını önlemek açısından sürdürülen projelere ilişkin bir tarama yapılmasının yararlı olacağını düşünmektedir. Ayrıca, “insan hakları” konusunda farklı tanımların uygulandığı görünmektedir. Bu açıdan, insan haklarının evrenselliği ve uluslararası insan hakları yükümlülüklerine uyumun özellikle önemli olduğunu belirtmek gerekir. A. Okul müfredatı ve ders kitapları 71. 1982 Anayasası, eğitim ve öğretimin desteklemesi ve desteklememesi gereken değerlere ilişkin özel hükümler içermektedir. 42. Maddede, eğitim ve öğretimin “Atatürk’ün ilke ve inkılâplarına” uygun olması gerektiği hükmü yer alır. Bu hüküm değiştirilmemiştir. Türkiye’nin Herkes İçin Eğitim 2000 Değerlendirmesi de bu yönelime bağlılığı tekrarlamakta, Milli Eğitim Bakanlığının temel görevinin “Atatürk ilke ve inkılâpları ile Atatürk milliyetçiliğine bağlı vatandaşlar yetiştirmek” olduğunu belirtmektedir. Bu, ilköğretim kurumlarında başlamaktadır. Bu okullarda temel vurgu, “Türkiye, anavatan, Türk milleti ve Atatürk” olmak zorundadır.95 Milli Eğitim Bakanlığı, Aralık 2000’de okul ders kitapları konusunda şu bilgileri vermiştir: “Her kademe ve türde eğitim ve öğretim kurumlarımızda yapılacak bütün eğitim-öğretim faaliyetlerinin hazırlanması ve uygulanmasında, Anayasada belirtildiği şekliyle Atatürk Devrimleri ve İlkeleri ile Atatürk Milliyetçiliği, temel olarak alınacaktır. Öz milli ahlakımızın ve kültürümüzün evrensel kültür içersinde yozlaşmadan korunması, geliştirilmesi ve öğretilmesine önem verilmektedir… Anayasada ifade edildiği şekliyle Atatürk milliyetçiliğine karşı siyasi ve ideolojik tahrikler, günlük siyasal meselelere katılım ve bu türden tartışmalara karışmaya asla 93 Human Rights Watch, Türkiye 2001 düzenli raporunun analizi, Aralık 2001, (www.hrw.org). Kadının Statüsü ve Sorunları Genel Müdürlüğünün bir girişimi, ders kitaplarında kadın imajı konusunda çekici bir kitapla sonuçlanmıştır. Diğer bir girişim ise, Türkiye İnsan Hakları Vakfı ile Türkiye Bilimler Akademisinin işbirliğiyle yürütülmektedir. Başka bir girişim ise Türkiye İnsan Hakları Eğitimi Ulusal Komitesi tarafından başlatılmıştır. İstikrar Paktı çerçevesindeki bir girişim ise, komşu ülkelerin ders kitaplarında tarih ve coğrafya konusuna odaklanmaktadır 95 UNESCO, Herkes İçin Eğitim, 2000 Değerlendirmesi: Türkiye Raporu, Milli Eğitim Bakanlığı, Ankara, 1999, www2.unesco.org/wef/countryreports/turkey. 94

Hedef paragraf seç3