E/CN.4/2002/60/Add.2​ Sayfa 22 56. 1997 yılında zorunlu öğretimin beş yıldan sekiz yıla ��ıkarılması, bütün çocuklar için öğretimin düzeyini yükseltme amacı nedeniyle övgüyle karşılanmış, aynı zamanda dini öğretim yerine laik öğretimin güçlendirilmesi açısından da dikkate alınmıştır. Televizyon muhabiri Ferhat Boratav, bu gelişmenin Milli Güvenlik Kurulundan kaynaklandığını, “İslamcılara karşı temel bir tedbir” olarak tasarlandığını belirtmiştir.77 Böylece çocuklar, 15 yaşına kadar kamusal laik okullarda öğrenim görecektir. Heinz Kramer, “kesintisiz sekiz yıllık öğretimin yasalaştırılmasının, dini ortaokulları ortadan kaldırmayı amaçladığı” sonucuna varmıştır.78 B. Başörtüsü yasağının toplumsal cinsiyete dayalı ayrımcı etkileri 57. Bir yandan Hükümetin laikliğe bağlı olması, bir yandan da araştırmaların Türkiye’nin büyük bir çoğunluğunun kendini Müslüman olarak gördüğünü ortaya koyması, Türkiye’nin iki yüzünü ortaya koymaktadır.79 Eğitim ve öğretimde laikliğe bağlılık, başörtüsü yasağını getirmiştir, bu yasağın ihlal edilmesi, öğrenime erişim olanağından yoksun kalma ya da okuldan atılma sonucunu doğurmaktadır. Türkiye Anayasa Mahkemesi, 1998 yılında, başörtüsü yasağının sürmesi gerektiğine, çünkü bunun “kimin hangi dine mensup olduğunu göstererek kamu güvenliğine ve ulusun birliğine zarar verebileceğine” karar vermiştir.80 Eski Milli Eğitim Bakanı Hasan Celal Güzel, kız çocuklarının ve kadınların başörtüsü nedeniyle okuldan atmasına karşı çıkması nedeniyle hapis cezasına çarptırılmıştır.81 1998 ve 1999 yıllarında başörtüsü takan ya da takanları destekleyenler kitlesel olarak okullardan atılmıştı;82 bu uygulama, yaklaşık 30,000 öğrenci ve öğretmeni etkiledi.83 Özel Raportörün dikkatine, sayısız yeni örnek getirilmiştir. Özel Raportör, bu tartışmada insan hakları bakışının temel bir meselesinin, yani başörtüsü yasağının kız çocukları ve kadınlar üzerindeki etkisine dair kaygının gündeme gelmemesinden kaygılanmaktadır. 58. ILO başörtüsüyle ilgili kısıtlamaları ve okuldan atma uygulamalarını, kadının ve kız çocuğunun eğitim ve öğretime eşitsiz erişim olanaklarıyla ilişkilendirmiş ve Türkiye Hükümetinden, bu tür kısıtlamaların Müslüman kadınların eğitim ve öğretim olanaklarına erişim hakkını etkilememesi açısından ne tür önlemler aldığını sormuştur: “Başörtüsü yasağının potansiyel ayrımcı etkileri, Türkiye’de kadınların öğrenim düzeyinin düşük olduğu konusunda Hükümetin verdiği bilginin (iş arayan her iki 77 Kristiansen, W., “Between the generals and the Islamists: Secular Turks in search of reform”, Le Monde diplomatique, Şubat 1999. 78 Kramer, H., A Changing Turkey: The Challenge to Europe and the United States, Brookings Institution Press, Washington D.C., 2000, s. 30. 79 Türkiye’nin Kadınlara Karşı Ayrımcılığın Bütün Biçimlerinin Tasfiyesi Sözleşmesine ilişkin olarak sunduğu birleştirilmiş ikinci ve üçüncü raporda, “Türkiye nüfusunun yüzde doksan dokuzu Müslümandır” ifadesine yer verilmiştir, CEDAW/C/TUR/2-3, 6 Eylül 1996, s. 2. 80 BM İnsan Hakları Komisyonu Din ya da İnanca Dayalı Tahammülsüzlük ve Ayrımcılık Özel Raportörünün Ara Raporu: Türkiye Ziyareti, , A/55/280/Add.1. 81 Human Rights Watch, 2001 World Report, New York, Aralık 2000, s. 326. 82 Education International, 2001 Barometer on Human and Trade Union Rights in the Education Sector, Brussels, Mayıs 2001, s. 213. 83 “Atatürk’s long shadow”: A survey of Turkey, The Economist, 10 Haziran 2000.

Hedef paragraf seç3