E/CN.4/2002/60/Add.2​ Sayfa 14 29. Türkiye’nin askeri harcamaları, GSMH’nin yüzde 4’ünü ve konsolide Hükümet bütçesinin yüzde 14’ünü oluşturmaktadır.37 Bu bakımdan askeri harcamalar, “reel ekonomi üzerindeki yüke” ciddi ölçüde katkıda bulunmaktadır. Türkiye’de askeri harcamalarla eğitim ve öğretim yatırımları arasında pek tartışılmamakla birlikte gözle görünen bir dengesizlik vardır. Uluslararası Para Fonu ve Dünya Bankası da dâhil olmak üzere, Türkiye’ye kredi veren kaynaklar, 1990’lı yılların ortalarında Türkiye’nin askeri harcamalarının yüksek fırsat maliyeti nedeniyle gözden geçirilmesine ihtiyaç olduğunu özellikle belirtmişlerdir.38 Özel Raportör, bu sorunun insan hakları boyutlarının o dönemden beri daha çok önem kazanmasına rağmen, sorunun unutulmakta olabileceğinden kaygı duymaktadır. Kamu katılımı ve kamuya hesap verme açısından anahtar güvenceler, bilgi edinme hakkı ve siyasal haklardır. Bütçe payları açısından insan haklarına öncelik vermek, özellikle ekonomik ve sosyal haklar alanında hükümetin temel yükümlülüğünü oluşturmaktadır. 30. Hükümet, 1999 yılında, temel eğitimin maliyetlerinin karşılanmasının mevcut olanaklarının ötesinde olduğu sonucuna varmış ve “Dünya Bankasına kredi için başvurmanın zorunlu hale geldiğine” karar vermişti.39 Kamu fonlarının mevcudiyeti ve nereye harcandığı konusunda pek çok farklı görüş vardır. Kaynak tahsislerinin sonuçları konusunda farklı açıklamalar söz konusudur. Türkiye Odalar Birliği tarafından yapılan bir çalışmaya göre, son on yıllık dönemde 195 milyar dolar, çoğunlukla yaygın yolsuzluk yoluyla çarçur edilmiştir.40 Marmara Üniversitesinden Osman Zekai Orhan, son on yılda Hükümetin gelirlerinin yüzde 60’ını iç borçların faizlerine ödediğini iddia etmiştir.41 Hükümetin bankalardaki bütün tasarruflara teminat vermesi, iflas eden bankaların borçlarını kamu borcu haline getirmiş, kamu borçlarını tahminen 10 ila 12 milyar civarında arttırmıştır.42 Hükümetin, 2001 yılının ilk yarısında kamu gelirlerinin yüzde 92’sini borçlarının faizlerine ödediği bildirilmektedir.43 31. Eğitim ve öğretim ile insan haklarının bütün sektörlere yayılan etkileri, derin bir kriz ortamında daha açık bir şekilde görülmektedir. Eğitim ve öğretim, makro ekonomik ve mali politikalardan ayrı tutulamaz. Aynı şekilde, eğitim ve öğretime yönelik fonlar, sınırlı kamu kaynaklarına yönelik diğer taleplerden etkilenmeme ya da yolsuzluktan bağışık olma durumunda değildir. 32. Bütçe tahsisleri ve yolsuzluğa karşı güvenceler, karar oluşturma sürecinin şeffaf olmasını ve kamu katılımına açık olmasını gerektirir. İnsan haklarının bütünselliği, bu açıdan da çözüm önermektedir: Gelir ve giderler arasındaki bağlantıya ilişkin kamusal tartışma açısından bilgiye erişim sağlanması gereklidir; bütçe tahsislerinde önceliklerin belirlenmesi şeffaflık ve aynı zamanda farklı önerilerin ve bu önerilerin ardındaki mantığın formüle edilebilmesini gerektirir. Yolsuzluğa karşı etkin güvenceler olmadığı sürece, nominal tahsisler hedeflenen yarar sahiplerine doğru akarken ciddi ölçüde azalacaktır. 37 World Bank Development Report 2002/2001 ve “Atatürk’s long shadow: A survey of Turkey”, The Economist, 10 Haziran 2000. 38 Tomaševski, K., Between Sanctions and Elections, Pinter/Cassell, Londra, 1997, s. 7, 11 ve 65. 39 UNESCO, Herkes İçin Eğitim, 2000 Değerlendirmesi: Türkiye Raporu, Milli Eğitim Bakanlığı, Ankara, 1999, www2.unesco.org/wef/countryreports/turkey. 40 Ellis, R., “Corruption is the order of the day in Turkey”, Guardian Weekly, 7-13 Temmuz 2001. 41 Gorvett, J., “Turkey counts the cost”, The Middle East, Şubat 1999, s. 42. 42 “Turkey and the IMF: Take ten billion”, The Economist, 9 Aralık 2001. 43 “Media turn up heat in Turkey”, International Herald Tribune, 17 Temmuz 2001.

Hedef paragraf seç3