araştırmasında; Hollanda'da iki orta büyüklükteki şehirlerindeki okullardan tüm orta öğretim türlerinde 14-15 yaşlarında 377 erkek, 317 kız, 5 bilinmeyen toplamda 709 ��ğrenci ile anket yapmıştır. Anket sonucuna göre; suç davranışına ilişkin değerler ağırlıklı olarak erkeksi bulunulmuştur. Cinsiyet stereotipileri üzerinden algılara göre suçların ve cezaların farklılaştığı tespit edilmiştir. Erkeklerin şiddet içeren suçlar işledikleri için daha ağır bir şekilde cezalandırıldıklarını görürken, sarhoşken bisiklete binmek, bir gece evden uzak durmak, gece kulüplerinde takılmak ve çok sayıda erkek arkadaşa sahip olmak gibi bazı suç dışı sapma davranışları için kızlar daha ağır cezalandırıldıkları tespit edilmiştir. Görüldüğü üzere suçlu davranış bireyin doğasına ne kadar çok yüklenirse, ceza o kadar sert olur ve cinsiyette yaş gibi suçun nedeninden ziyade hukuki ve toplumsal bir belirleyici olarak yer almaktadır. 5.4.1.3. Çocuk suçluluğu ve çocuğunun eğitim etkisi Eğitim, çocuğun temel haklarından birisidir. Ailede başlayan eğitim çocuğun gelişimi ve sosyalleşmesi için okul kurumunda devam etmektedir. Okul, eğitim durumu ve çocuk suçluluğu üzerine yapılan çalışmalarda çocukların eğitim haklarından yararlanamadıklarını, okulda başarısız olduklarını, okula devam sorunlarının olduğunu, küçük yaşta okulla birlikte çalışmaya başladıklarını, okuldan kaçtıklarını ve okulda damgalandıklarını tespit edilmektedir. Bu bağlamda okulun, eğitimin çocuk üzerinde değerinin yitirmesine beraberinde yetersiz sosyalleşme ve suça neden olduğu söz konusudur. Yavuzer, eğitim öğretime devam etmenin, çocuğun kötü çevrelerle olan ilişkisini kesebileceğini ifade etmekte, düzenli okula gitmenin toplumsal kurallara uymayı da sağlayacağını bildirmektedir. Yazar, okulun bazı durumlarda çocukların uyum güçlüklerini çözmeye yardım edemediğini ve hatta farkında olmadan ek güçlükler yarattığını ve sonuç olarak da okuldan kaçmak, hırsızlık, vb. gibi sorun ve suçların ortaya çıktığını ifade etmiştir (Yavuzer, 2009; Akt. Karataş vd., 2020). Çalışma verilerine bakıldığında suça sürüklenen çocukların çoğunun zorunlu eğitim düzeyinde olup okula devam etmeyen, okulu terk etmiş olduğu tespit edilirken göçmen, mülteci çocuklar ise okuldan kaçmakta okula gitmemekte hatta dilimizi bile bilmedikleri gözlemlenmiştir. “Şöyle bunu iki kategoriye ayırabiliriz. Özellikle Türk vatandaşı çocuklar zorunlu eğitime tabii oldukları için genelde ortaokul veya lise öğrencileri olmuş oluyor. Tabii bunların genelde az bir kısmı eğitim görmüş oluyor. Diğerleri ya okumamış oluyor ya da 73

Hedef paragraf seç3

Bir paragrafa bağla
Connect to an entity
Disable highlights
İçindekiler tablosuna ekle