gençler için sapkın davranışlara itilmesine neden olmakta ve bağımlı olmasıyla yakında ilişkilidir. Nitel görüşme esnasında bir çocuk bunu destekler nitelikte şunu söylemiştir: “… burada uyuşturucu bölgenin ciddi problemi… her yerde uyuşturucu kullanan var ama burada uyuşturucu kullananın verdiği tahribat çok daha farklı. On iki kişilik aileden gelen çocuklar çok nüfuzlu olduğu için çevreye ve aileye verdiği tahribat Şişli’de uyuşturucu kullanan çocukla çok farklı ve çok fazla. Çünkü Şişli’dekinin sorunlarını aşacak mekanizmalar çok fazladır. Buradaki çocuğun öyle bir şansı yok. Buradaki aileler çocuğu kurtarmak için ne yapacağını bilmez. Uyuşturucu kullanan çocuğun kardeşlerinden de ona ortak olan vardır zaten… 80’li yıllarda sokaklarda gördüğünüz yazıları, sloganları bugün buralarda görürsünüz. Göç bunlara zemin hazırlıyor sonrasında uyuşturucu… Bunlar burada ne yazık ki görülüyor” (Oktik vd., 2016: 9). Sonuç olarak, kentlerde gerçekleşen göç deneyimlerinin hasarlarını en fazla çocuklar ve gençler hissetmektedir. Kentleşme ve göç olgusunu doğru bir politika ile yönlendirilemediğinde suçlu kültürün oluşmasının önüne geçemeyiz. Hamit Hancı (1995)’nın “Gecekondulaşma ve çocuk suçluluğu” adlı çalışmasında 1991-1993 yılları arasında İzmir çocuk mahkemesinde davası sonuçlanan 3327 olgunun karar kartonlarına bakılarak çocukların oturduğu semtler araştırılmıştır. Çünkü çalışmanın hipotezi, çocuk suçluluğunu etkileyen bir süreç olan gecekondulaşma incelenmek amaçlanmıştır. Araştırmanın yönteminde gecekondu sürecini üç kısımda ele almıştır: Gecekondu, Kısmen gecekondu, Gecekondu olmayan. Araştırma kapsamında İzmir çocuk mahkemesinde ele alınan dava kartlarının İzmir nüfusuna kayıtlı gecekonduda yaşayan 384, kısmen gecekonduda yaşayan 104 ve gecekondu olmayan 268 kişidir. İzmir dışından gelip davası İzmir mahkemesinde gerçekleşmiş çocuklardan 1043 kişi gecekonduda, 200 kişi kısmen gecekonduda, 467 kişinin gecekondu olmayan yerlerde yaşadığını tespit edilmiştir. Burada görülmektedir ki gecekondulaşmanın yoğun oldu yerlerde suçlu alt kültürü oluşmaktadır. Hancı bu çalışmasında ilk gecekondulaşma hareketlerinin 50’lerden 60’lara kadar yavaş ve kangren bir şekilde ilerlediğini, Kadifekale sırtları, yoksul bir köy olan Altındağ, Samantepe, Ballıkuyu, Boğaziçi, Gültepe, Gürçeşme, 1. ve 2. Kadriye bölgelerinde başlayıp zamanlar Halkapınar, bayraklı ve Tepeciğe ilerleyip, 1960 ve 75 dönemleri arasında ise dışarı taşarak Bayraklı bölgesinde; Çay, çiçek, M.Erenler mahallelerine oradan Kadifekale etrafında İmraniye, Yeşilyurt, Cennetoğlu, Bozyaka ve Vezirağa semtleri ayrıca Yamanlar dağında gecekondu bölgeleri kurulduğunu söylemiştir. 47

Hedef paragraf seç3

Bir paragrafa bağla
Connect to an entity
Disable highlights
İçindekiler tablosuna ekle