3.2. Çocuk Suçluluğunu Açıklamaya Yönelik Kuramsal Yaklaşım
Suç olgusunun açıklanmasında yararlanılan teoriler çocuk suçluluğunu açıklamada
yetersiz kalmıştır. Çocuk, yetişkinden farklı oluşu ve toplumdaki konumu göz önünde
bulundurulduğunda yaptığı suç eylemlerinin açıklanması mühim bir olgudur. Bu bölümde
ise çocuk suçluluğunu ele alan teoriler ele alınmıştır.
3.2.1. Kültürel sapma teorisi
Teori, gecekondu mahallelerinde yaşayan insanların toplumun geri kalanından
izolasyona ve ekonomik yoksunluğa nasıl tepki verdiğini açıklamak için hem Gerilim hem
de Sosyal düzensizlik teorisinin unsurlarını birleştirir. Sosyal düzensizlik teorisinde görülen
çevresel düzensizlik, kültürel sapmaya yol açar savını savunmuşlardır. Kültürel sapmanın
merkezinde, suçluluk ve suç davranışlarının toplumun geniş kesimlerinin kültürel değer ve
normlarına karşıt olma tepkisine dayandığı inancı yatmaktadır (Bartollas ve Schmalleger,
2017). Bulundukları yaşam tarzına uyum sağlayamayan alt sınıfın üyeleri genellikle kendi
alt kültürlerini, kendi kuralları ve değerleri olan bir sosyal birim, yaratmaktadırlar.
Walter B. Miller’in Alt sınıf kültürü ve suça yönelik değerler teorisi, kültürel sapma
teorisini geliştirmiştir. Miller, alt sınıfın kültürel olarak paylaşılan fikirler aracılığıyla suç
davranışına neden olduğuna inanmaktadır. Sosyal koşullara odaklanmadı; bunun yerine
suçluluğun doğrudan, gecekondu yaşamının çevresel koşullarına bir tepki olarak gelişen alt
sınıf kültürünün değer sisteminden yaratıldığına inanmaktadır. Bu bağlamda alt sınıf
çıkarlarının ve değerlerinin suçu ve sapmayı nasıl sürdürdüğünü ve kolaylaştırdığını
açıklamak için alt sınıf odak kaygılarını geliştirdi. Miller'in odak noktaları, alt sınıf
kültürünün özelliklerinin, baskın kültürün normlarıyla çatışan farklı bir normatif yapı
yoluyla sapmaya da yol açtığını ileri sürer. Miller'in teorisi, öğrenme teorisine ve ekolojik
verilere dayanmaktadır; bela, sertlik, akıllılık, heyecan, kader ve özerklik (Miller, 1959).
Miller’in teorisini en iyi şu şekilde özetlenmiştir:
Miller’in tezinin temelinde yer alan görüş, düşük sosyoekonomik düzeye sahip
kimselerin kendilerine ait özel kültürleri, ilgi odakları ya da değerlerinin alt sınıf erkek
çocuklarının suça yönelik davranışlarda bulunma olasılığını arttırdığı inancıdır. Miller’a
göre bu çocuklar insanlara sert olduklarını ve başkalarını alt edebileceklerini göstermek
ister. Suç arayışına bir heyecan olarak bakarlar, yine de eğer kişi yakalanacaksa bu konuda
yapılacak hiçbir şey olmadığını düşünürler. Dolayısıyla suç, alt sınıf gençlere onlara
25