gelen bozulmaları anominin en önemli nedeni olarak görmektedir. Anominin ise beraberinde
suç oranlarını arttırdığını söylemektedir.
3.1.3.1.2. Gerilim teorisi
Merton’a göre suç, ani sosyal değişme ile ortaya çıkan bir olgu değil, daha çok
toplumsal yapı fenomenidir (Kızmaz, 2015). Merton, Durkheim’ın anomisini daha da
genişleterek sorgular. O anomiyi, kültürel hedefler ile bu hedeflere ulaşmak için gerekli
meşru yollar arasındaki genel bir dengesizlik hali olarak görür. Merton için sosyal düzenin
sağlanmasında toplumsal hedeflerle bunu sağlayan araçlar arasında tam bir uyum olması
önemlidir (Güçlü ve Akbaş, 2019). Merton bu uyumun sağlanması için beş uyum tipi
geliştirmiştir: 1-Uyumluluk, toplumlarda en genel ve en yaygın uyum tipidir. Bireyler,
toplumda mevcut geleneksel rol ve davranışlar ile uyum halindedir. 2-Yenilikçilik, bireyler
toplumun amaçlarını kabul eder. Fakat amaçlara ulaşmak için yasal olmayan yollar denerler.
3-Şekilcilik, insanların bir zamanlar inandıkları değerlerin yerine o andaki mevcut yasaya
ve düzene göre şekillenirler. 4-Geri çekilme, en az görülen tiptir. Bu tipte toplumla kötü
uyum gösteren kişi dışlanmıştır. 5- İsyan, bu tipte kişiler toplumun mevcut düzenini yok
sayar ve yeni düzen kurmaya eğilimindedir. İsyan tipinde insan uyum göstermek yerine onu
değiştirmeye çalışır (Dolu, 2010).
Özetle uyumluluk, yaygın ve ortalama insanı. Yenilikçilik; kültürel amaçlar için
yasal yollar yetersiz olduğunda genellikle yasal olmayan yollar geliştirir. Şekilcilik, amaçlar
reddedilse de kurallara bağlılık devam eder. Geri çekilme de yabancılaşma süreci
yaşanmaktadır. İsyan, eskinin reddi yeninin inşasını kapsar (Bal, 2016). Merton’un gerilim
teorisi, bireyin neden suç işlediğini bulmak yerine toplumdaki suç oranlarını açıklamaya
çalışmaktadır.
3.1.3.1.3. Sosyal ekoloji teorisi
Suç olgusunu kent ve göç ilişkileri içerisinde ilk ele alan Chicago Ekolüdür.
Dönemin endüstrileşmenin etkisiyle hızla büyüyen Chicago kentinde, hızlı endüstrileşmenin
sonucu olarak beraberinde getirdiği toplumsal huzursuzlukla sonuçlanan, yoğun göç,
işsizlik, çeteler, yüksek suç oranı, düşük yaşam koşulları, evsizlik, fakirlik gibi birçok
problemin yaşandığı mekân haline gelmesi (Serter, 2013) suç olgusunun, kent ölçeğinde
araştırılmasına neden olmuştur. Ekolün temsilcilerinden Robert Ezra Park ve Burgess’in
Sosyal ekoloji Teorisi ile Shaw ve McKay’in Sosyal düzensizlik/organizasyonluk teorisi suç
olgusunun, metropol hayatındaki görünümlerini açıklaması açısından önemlidir.
16