3.1.2.3. Ahlaki gelişim ve suç ilişkisi
Suçun nedenlerine ilişkin psikolojik yaklaşımların en önemli varsayımları ise ahlaki
gelişimdir. Bireylerin eylemlerini etkileyen çevresel faktörlerle bireyler karşı karşıya
kaldıklarında iyi-kötü, doğru-yanlış tutumları onların açıklanmasında önem arz etmektedir.
Bu bölümde iki ayrı ahlaki gelişim modelinden bahsedilecektir.
3.1.2.4. Pieaget’in ahlaki gelişim modeli
Piaget (1932)’in “Çocuğun Ahlaki Yargısı” adlı eserinde çocukların içinde
bulunduğu gelenek ve normların bir sonu değil sosyalleşme basamaklarında yer alan
akranları ile etkileşiminin sonucunda oluştuğu ve bu gelişimi sonucunda ahlaki gelişimini
eksik tamamlayan çocuğun eylemlerinde tutarsızlıkların olduğunu savunmaktadır. Piaget
çocukların dış kaynaklı bir ahlakilikten iç kaynaklı bir ahlakiliğe doğru bir ilerleme
kaydettiğini ve 10-11 yaşının ahlaki gelişim için bir dönüm noktası olduğunu
varsaymaktadır. Çocukların bu yaşta sonuç odaklı olduğunu, sonuca göre eylemlerini
belirlediklerini belirtmektedir (Dolu, 2010).
3.1.2.5. Kohlberg’in ahlaki gelişim modeli
Kohlberg, Piaget’in ahlaki gelişim çalışmasını ilerleten ve geliştiren çalışmalar
yapmıştır. Piaget’in ahlaki gelişim yaşının 10-11 yaşlarında tab noktaya gelip 16 yaşında
bittiğini söylemesine rağmen Kohlberg ileriki yaşlara kadar kompleks bir yapıda devam
ettiğini ileri sürmüştür (Dolu, 2010). Kohlberg 10-13 ve 16 yaş gurubu olmak üzere
toplamda 72 çocukla araştırma yapmıştır. Araştırma sonucunda 3 evreden oluşan bir ahlaki
gelişim yolu bulduğunu belirtmektedir.
Birinci evre, Gelenek öncesi ahlakilik evresidir. Bu evrede sonuca dönük bireysel
menfaatlerin ceza ile ilişkisine değinmişlerdir. Çocuklar eylemleri sonucunda bir yaptırımda
karşılaştıklarında ve kişisel olarak tatmin olduklarında eylemlerine devam ettiklerine ceza
aldıklarında ise eylemi yapıcı itici bir güç oluşturduğunu tespit etmişlerdir (Kohlberg, 2018).
İkinci evre, Geleneksel ahlakilik evresidir. Bu evrede ise çocuklar, insanlar arası iyi
ilişkileri ön planda tutan empati, güven, sevgi ve insanlara yardım etmenin önemli bir tatmin
meselesi olduğunu toplumsal düzeni ve kuralları yerine getirme bilincinin var olduğu bir
evre olduğunu bulgulamaktadır (Kohlberg, 2018).
Üçüncü evre olan Gelenek ötesi ahlakilikte ise, kanunun uygulanmadığı ve haksız
bir durumda sivil itaatsizlik göstereceğini, mağduriyeti engellemek için suç eyleminde
bulunabileceği sonuçlanmaktadır.
14