Bazı suç davranışında bulunmuş çocuklar ergenliğin doğal gelişimsel özelliklerden ötürü yalnız bu dönemde suç işlemektedirler. Bu çocukların çoğunluğu geçici ve tekrarlayan çocuk suçluluğu grubu içinde yer almaktadır. Geçici suçlu grupta yer alan çocuklar, ergenlik döneminde suç davranışına katılabilmekte, ardından alışılagelen yetişkinler olarak hayatlarına devam edebilmektedirler. Bu grupta ilk suç, ergenliğe girerken gerçekleşmektedir. Geçici suçlu grubunun tersine, tekrarlayan suçlu çocuklar çok daha küçük yaşta suç işlemeye, daha çok sayıda ve sıklıkta, daha şiddetli suçlara karışmaktadırlar ve yaşam boyu bu durum devam etmektedir. Bununla birlikte bir de ciddi, şiddetli ve kronik çocuk suçluluğu grubu bulunmaktadır. Araştırmacılar bu gruptaki çocukların ciddi suçlarını, hırsızlık, uyuşturucu ticareti ve silah bulundurma; şiddetli suçlarını adam öldürme ve ırza geçme gibi suçlar olarak sınıflandırmışlardır. Kronik suçlar ise, ciddi suçları tekrar tekrar işleyenler için kullanılmaktadır [38]. 4.2.2.2. Çocuk suçluluğunda risk faktörleri Çocukların suç ile ilişkilendirilmesindeki nedenler bireysel ve çevresel olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Hamilelik süreci, doğum sırası ve sonrasındaki yaşanan olumsuzluklar, mizaç özelliklerini kapsayan kişisel nedenler; aile, okul, iş durumu, sosyal çevre, göç ve kentleşme ise çevresel nedenler arasında sıralanabilmektedir. Çocuk suçluluğu olgusu, yalnızca çocuğun bireysel özellikleri ile değil, geçmişi ve içinde yaşadığı ortamın özellikleri ile bir bütün olarak değerlendirilmektedir [7]. Bu bölümde çocuğun içinde yaşadığı ve sosyalleşmesine uygun ortam hazırlayan aile ve ailenin sosyoekonomik- kültürel durumu, otonomisini ilk deneyimlediği okul, beraberinde suç davranışına yönelme ile ilişkilendirilen akran grubu, madde bağımlılığı ve kitle iletişim araçları ele alınacaktır. Aile, çocuğun biyolojik, psikolojik ve sosyal gelişimini destekleyen ve onun toplumsallaşmasına uygun ortamı hazırlayan primer öneme sahip olan ortamdır. Uluğtekin’ e göre, toplumsallaşmanın temeli ailedir ve bireyin sonraki yaşantısında öğrendiği tüm bilgiler bu temele göre şekillendirilir [3]. Toplumsal gelişimin diğer gelişim alanları ile bütünleşerek çocuğun; kişiliğini şekillendirmesinde ve toplumsal kimlik kazanması sürecinde önemli bir rolü bulunmaktadır. Aile çocuğun fizyolojik ihtiyaçlarının yanı sıra, onun kendini tanıma, güvenlik, sevme- sevilme, değerli olma 25

Hedef paragraf seç3