3. GİRİŞ VE AMAÇ
Tüm toplumlarda anti- sosyal davranışları olan, toplumsal veya hukuksal
yaptırımlara konu olan kimselerin mevcudiyetleri, yüzyıllar boyunca sadece bilim
insanlarını değil; düşünürleri, yöneticileri, hukukçuları da yakından ilgilendirmiştir
[1].
Suç ve suçluluğun tanımlanmasında yazılı kurallar ve kültürün yanı sıra; devlet
kültürü, sosyal çevre, inançlar, coğrafi koşullar, aile yapısı ve siyasi görüşler gibi
birden farklı etkenin varlığı kabul edilmektedir [2]. Suç davranışı çeşitlilik
gösterdiğinden dolayı suçluluğa ilişkin birden çok kuram mevcuttur.
Jarvis, suçluluğun yetersiz veya hatalı toplumsallaşmanın bir ürünü olduğunu
hareket noktası kabul etmiştir. Birey ve toplum, toplumsallaşma sürecinde
başarısızlığa uğradığı takdirde kurallara karşı gelerek suç işleyebilmektedir.
Toplumsallaşma sürecinde bireyin, toplum tarafından önerilen ideal role uygun değer,
tutum ve davranışları benimsemesi ve benliğine katması gerekmektedir. İdeal benlik
algısı, ‘bireyin olmak istediği’ nin ne olduğunu açıklayan bir kavramdır. Bunun yanı
sıra bireyin gerçekte nasıl davrandığı, kim olduğu ve ne yapabileceğine ilişkin bir
görüşü vardır bu da kişinin ‘gerçek benlik imgesi’ olarak tanımlanır. Gerçek benlik
imgesi, bireyin diğer kişilerin gözünde nasıl biri olduğunu ifade eder. Benlik imgesi
ise, ‘kişinin kendinin ne olduğunu tanımlamasıdır’. Bireyin benlik imgesi ve gerçek
benlik imgeleri ne derecede ideal benlik imgesine yakınsa, bireyin toplumsallaşması o
ölçüde başarılı olmaktadır. Bu üç rol arasındaki farklar büyük olursa birey; kararsızlık
hisseder, beklenilene aykırı davranışlar sergiler ve bu davranışlar başarısız
toplumsallaşma meydana getirir [3].
Bireyin içinden gelen reaksiyonları bastırma ya da dönüştürme becerisiyle birlikte
istenmeyen davranışsal meyilleri sergilemekten imtina etmesi olarak tanımlanan öz
denetim becerisi de toplumsallaşma için oldukça önemlidir [4]. Yetersiz öz- denetim
aynı zamanda; duygusal dalgalanmalar, aşırı yeme, okul başarısızlığı, alkol ve
uyuşturucu kullanımı, şiddet ve suç, bazı cinsel eylemler, istenmeyen gebelik ve aşırı
sigara tüketimi gibi davranışsal ve dürtü kontrol sorunlarıyla ilişkilendirilmiştir [5].
3