gereksinimlerini
de
karşılayan
bir
ortam
sağlamaktadır.
Çocuğun
suça
sürüklenmesinde ise, bu temel gereksinimleri dengeli bir şekilde karşılanmaması
durumu yer almaktadır. Yetersiz bakım ve yetiştirilme şekli; koşulsuz sevginin
yetersizliği, ilgi, bakım, denetim gibi faktörleri içermektedir. Aile problemleri ise,
anne- baba arasında sürekli çatışmanın olması, boşanma, psikiyatrik bir durumun
varlığı ve benzeri problemleri içermektedir [7].
Doğum sırası, yoksulluk, aile yapısı, ailenin çocuğunu kabul etmemesi, disiplin
anlayışı, ailenin genişliği, suç işlemiş kardeşler veya ebeveyn, ebeveynlerin madde
kullanma durumları çocuk suçluluğu ile ilişkilendirilmektedir [35].
Çocuk yaş aldıkça toplumsallaşma sürecinde aile faktörü dışında etkisi artmış
diğer etmenlerde bulunmaktadır [40]. Bunlardan ilk akla gelen çocuğun toplumsal
yaşama ilk adımını attığı yer olan okul, çocuğun toplumsallaşmasında önemli derecede
etkilidir. Çocuğun, akran grupları ile etkileşim kurma olanağı elde etmesini sağlar.
Akran grupları, çocuk için bireysel bağımsızlığın kazanma, özerk halde toplum
yaşamına uyum sağlama, kendini tanıma fırsatı kazanması açısından son derece
önemlidir. Bununla birlikte, akran gruplarının çocuğun suça eğiliminin desteklenmesi
gibi olumsuz bir payı da bulunmaktadır. Okuldan kaçma, çetelere dahil olma, akran
zorbalığı ve benzeri suç niteliği taşıyabilecek davranışlar ortaya çıkabilmektedir [1, 7].
Okulda akademik açıdan başarısız olan ergen, yine kendine benzeyen başarısız
bir arkadaş grubu aramaya meyilli olmaktadır. Okul başarısızlığı beraberinde okul ve
ailenin ergeni kınaması anlamına gelmektedir. Bununla birlikte bu durum çocuğu
psikolojik olarak olumsuz etkilemekte ve kendine duyduğu olumsuz duygular
suçluluğa sebebiyet verebilmektedir. Okul başarısızlığı ve suçluluk, yoksulluk,
parçalanmış aile, madde bağımlılığı ve çeteye üye olma gibi ortak nedenlere sahiptir.
Bunun yanı sıra sadece okuldan sıkılma da çocuğu okuldan uzaklaşmasına/
yabancılaşmasına neden olmaktadır. Temel suçluluk görüşlerinin çoğu okulu, suçlu
davranışa katkıda bulunan temel etken olarak görmektedir [35].
Ekonomik açıdan avantajlı olmayan bir çevredeki çocuk/ergen, temel
gereksinimlerinin karşılanmasında ve eğitim fırsatlarından yararlanmada akranlarıyla
eşit imkanlara sahip olamamaktadır. Çocuk/ ergen var olan bu fırsat eşitsizlikleriyle
26