Bu kuramlar bireyin suçlu olma ihtimallerini belirleyen doğumla ilgili nedenleri; doğum sırasında ve sonrasında ortaya çıkan etmenler, kişinin yapısal yönleriyle, dış görünümüyle açıklamaktadır. Lombroso suç işleyen kişilerin, genetik olarak henüz evrim geçirmemiş bir türü temsil ettiklerini öne sürmüşt��r. Bu farklılıkları, asimetrik kafatası, küçük olmayan kulaklar, düz ya da biçimsiz burun, ince olmayan dudaklar, çok büyük çene kemikleri ve yüksek yanak kemikleri gibi fiziksel gerilik ya da anormalliklerle açıklamıştır. Lombroso, fiziksel yapının bireyin davranış yöneten en önemli etken olduğunu ortaya koymuştur. Aynı zamanda suç işleyen kişilerin kökleşmiş bazı karakteristik özelliklerinin olduğunu savunmaktadır. Bunun aksine cezaevi hekimi olan Goring, yaptığı çalışmalar sonucunda suç işlememiş kişilerinde suç işlemiş kişilerde var olan özelliklere sahip olabileceğini saptayarak Lombroso’ nun teorisini çürütmüştür. Goring’ e göre suç ise, zihinsel yetersizliğin bir sonucudur. Hooton’ ın yaptığı araştırma sonucuna göre ise, yapısal açıdan avantajlı olmayan bireylerin çevre koşulların yarattığı baskı sebebiyle daha da kötü oldukları ve suçluluğa yöneldikleri belirtilmektedir [1, 7]. Beden yapısı ile kişinin eylemleri arasındaki ilişkiyi sistematik biçimde araştıran Sheldon, davranışı, yapının bir işlevi olarak görmüştür. Bu görüşüne dayanarak, kişinin sonraki davranışının öngörülebileceğini söyler. Sheldon, insanların beden yapıları açısından üçe ayrıldığını ve bu üç beden tipine has karakterlerin mevcut olduğunu savunmuştur. Bunlar; bedenlerinin farklı bölümleri yuvarlak olan, kısa, küçük kemikli, yumuşak tenli kimseler olan endomorf; kemikli, adaleli, geniş göğüslü kimseler olan mezomorf ve son olarak hassas, nazik, ince uzun, düşük omuzlu, küçük yüzlü kimseler olan ektomorf’ dur. Bu üç faktör, mizaç ve karakter özellikleriyle, aile yaşantısındaki bağa ve sosyo- kültürel faktörlere temellenmektedir. Eleanor ve Sheldon Glueck, beden yapısı üzerindeki çalışmaları sonucu, suç işlemiş kişiler ile suç işlememiş kişiler arasında bedensel farklılaşma olduğunu saptamışlardır [1]. 4.2.1.6. Anomi kuramı Fransız sosyolog Emile Durkheim, ilk kez toplumsal sistem ve çevrenin kişi üzerindeki etkilerinden söz eden kişidir. Durkheim, sosyal açıdan izole olmuş biçimde hayatına devam eden bireylerin, bir gruba dahil olamama ve arkadaş grubunda olumlu 20

Hedef paragraf seç3