Sığınma evinin baştaki ‘çocukları suçtan koruma’ hedefinin ‘toplumu çocuklardan koruma’ya dönüştüğü görülmüştür. Yoksulluk ve benzeri kötü koşullardan alınan çocuğu sığınma evlerinde başka sorunlar karşılamıştır, çocuklar ‘kimliksiz’leşmişlerdir. Aile ve doğal toplumsal çevre içinde sosyalleşmek çocuğa kimlik kazandıran bir süreçtir. Sığınma evlerinde kalan çocuklar bu imkandan yoksun kalmaktadır. Çeşitli toplumsal eleştirilerin devamında çocuk suçluluğunu önleme konusunda yeni çözümler arayışının neticesinde 1899’da Illionis’te Çocuk Mahkemesi kurulmuştur. Önceki çözümlerden farklı olarak, çocukların farklı kurumlarda değil çocuğun ait olduğu ev ve topluluk içinde gözetimi hedeflenmiştir (Regoli, Hewitt ve Delisi, 2014, s. 13-17). Görülmektedir ki aile çocuğun gelişimi için öncelikli ve en önemli kurumdur. Bu nedenle suça sürüklenme araştırmalarının yoğunlaştığı konulardan biri çocuğun içinde bulunduğu ailenin özellikleridir. Türkiye’de çocuklarının suça sürüklenme nedenlerini aile odaklı ele alan araştırmaları karşılaştıran bir çalışma (Kayma Güneş ve Gökler, 2017), suça sürüklenmenin ailenin yapısal ve niteliksel özellikleri ile ele alındığını belirtmektedir. Yapısal özellikler arasında çocuk sayısı, ailenin parçalanması, ailede suçlu birey bulunması gibi başlıklar bulunmaktadır. Niteliksel özellikler ise ebeveynlik stili, aile içi iletişim gibi etkenlerden oluşmaktadır. Bu çalışmada özetlenen araştırmalara göre, suça sürüklenen çocuklar genellikle dört ve daha fazla çocuklu ailelerden gelmektedir. Boşanma ve tek ebeveyn ile suça sürüklenme arasında dolaylı bir ilişki vardır. Bu durumun iyi yönetilmediği durumlarda ailevi doyumun, iletişimin ve gözetimin azalması halinde suça sürüklenme artmaktadır. Suça sürüklenen çocukların aile yapılarına bakıldığında çoğunda anne-baba evlidir. Suça sürüklenme aile bütünlüğünden çok aile içi iletişimin yetersizliği ile ilişkilidir. Suça sürüklenen çocukların büyük çoğunluğunun ebeveynleri ilkokul veya altında bir eğitim seviyesindedir. Annelerin eğitim düzeyi balalardan daha düşüktür. Suça sürüklenen çocukların yarısından fazlasının ailesinde de suç işlemiş kişi bulunmaktadır (Kayma Güneş ve Gökler, 2017). Özetle, aile suça sürüklenme çalışmalarında farklı boyutlarda ele alınan bir konudur. Aile, çocuk için birçok problemin çözüldüğü, bakımın ve rehberliğin gerçekleştirildiği bir alandır. Bunun yanında bir takım yapısal ve niteliksel özellikleri ile aile ortamı suça sürüklenmeye yol açabilecek süreçleri de içermektedir. Aile içinde etkili iletişim, yetkin ebeveynlik, sosyo-ekonomik düzeyin yüksekliği gibi etkenler suça 55

Hedef paragraf seç3

Bir paragrafa bağla
Connect to an entity
Disable highlights
İçindekiler tablosuna ekle