Okul Çocuk ve gençler günlerinin uzun bir kısmını okulda geçirmektedir. Okul hem bir eğitim kurumu hem de özellikle akranlar arası sosyal etkileşim yaşanan bir alandır. Suça sürüklenme konulu fenomenolojik çalışmalarda ortaya çıkan temalardan biri de okuldur. Katılımcıların anlatımları, suça sürüklenen çocukların okul yaşantılarını nasıl deneyimlediğini göstermektedir. ABD’de on beş okul polisi ile gerçekleştirilen mülakat sonuçları okullarda işlenen küçük suçların gelecekteki ciddi suçlara bir geçiş sağladığını göstermiştir (Taşğın ve diğerleri, 2015). Okul ciddi suçların işlendiği bir alan olmasa da, okulda sergilenen antisosyal davranışlar, otoriteye uyumsuzluk ve küçük suçların yönetildiği ve daha ciddi sonuçlara neden olmadan davranış değişikliğinin sağlanabileceği bir alandır. Bu yönüyle okul, öğrenci, aile koordinasyonu önemlidir. Bu görüşü destekleyen fenomenolojik bir çalışma (Omizo ve diğerleri, 1997) Hawai’de 13-17 yaş aralığında, liseye devam eden çete üyesi sekiz erkek çocuk ile yapılmıştır. Görüşülen suça sürüklenmiş erkek çocuklar çeteye katılmanın avantajlarını vurgulamışlardır. Aidiyet duygusu, öz kimlik, statü, duygusal destek, akran saygısı, grup saygısı kazanmak; güvenlik duygusu hissetmek; temel gelişimsel ihtiyaçların karşılanması ve önemli değerlerin aşılanması gibi etkenler çeteye katılmanın avantajları olarak ortaya konmuştur. Bu çalışma, okul personeli, aile ve çevreyi de kapsayan okul rehberlik çalışmalarının risk altındaki çocuklar için önemini de göstermiştir (Omizo ve diğerleri, 1997). Eğitim kurumunda çocuklar çeşitli faaliyetlerle meşgul olmaktadır. Bu meşguliyetler çocukları o sırada dahil olabilecekleri sakıncalı ortamlardan korumaktadır ve ayrıca rahatlatıcı etkiye de sahiptir. Suça sürüklenen çocukların eğitim gördüğü bir ıslahevinde yapılan bir araştırmanın (Persons, 2009) sonuçları yukarıda ifade edilen tezi desteklemektedir. ABD’de ciddi suçlar nedeniyle ıslah evinde bulunan 16-20 yaş arası kırk altı erkek çocuk ile bireysel ve grup terapiler içeren sanat terapileri ve ıslah çalışmaları yapılmıştır. Sanat terapisi ile çocuklar streslerinin azaldığını, can sıkıntılarının azaldığını, özgüven kazandıklarını, engellenmeye bağlı hayal kırıklığı baş ettiklerini ve eğlendiklerini belirtmişlerdir (Persons, 2009). Benzer bir araştırma Avustralya’da ergenlik çağında on altı çocuk ve onlardan sorumlu olan yirmi sosyal çalışan ve öğretmen ile yapılmıştır (Curcio ve diğerleri, 2015). Araştırma sonucunda elde edilen bilgilere göre, katılımcıların suça sürüklenme süreçlerini bağladıkları sebepler alkol kullanımı, ebeveyn 73

Hedef paragraf seç3

Bir paragrafa bağla
Connect to an entity
Disable highlights
İçindekiler tablosuna ekle