davranışları gibi sosyal nedenler, sosyal onay gibi pekiştireçler ve kişilik özellikleri olarak gruplanmıştır (Curcio ve diğerleri, 2015). Kısaca, suça sürüklenme ve eğitim kurumları bağlamında yapılan fenomenolojik çalışmalar okullardaki eğitim faaliyetlerinin çocuklar için faydalı olabileceğini ve okul, ebeveyn, öğrenci işbirliğinin suça sürüklenmeyi önlemede etkisini göstermektedir. Özetle, fenomenolojik yaklaşım ile yapılan çalışmalar katılımcı grupların çalışmaya konu olan fenomene ilişkin deneyimlerini tespit etmeyi ve bu fenomeni anlamayi amaçlamaktadır. Bu sonuca ulaşmak için katılımcılarla çoğunlukla derinlemesine mülakatlar yapılır. Araştırmanın merkezinde katılımcının deneyimleri ve konu edilen fenomene yönelik algısı vardır. Bu bölümde ele alınan fenomenolojik çalışmalar, çoğunlukla sayıca küçük katılımcı gruplarıyla derinlemesine görüşmeler ile gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmalar suça sürüklenen çocuk ve gençlerin deneyimlerini ortaya çıkarmaya ve bu deneyimlerden ortak anlamlara ulaşmaya çalışmıştır. Fenomenolojik çalışmaların amacı nedensellik değildir. İncelenen fenomenolojik araştırmalarda sadece kız çocuklar ile yürütülen araştırmaların fazlalığı dikkat çekmiştir. Fenomenolojik çalışmaların anlam üzerine yoğunlaşması ve çalışma gruplarını seçerken amaçlı örneklem kullanmaları çalışma grubu seçimlerinde araştırmacının araştırma hedefine uygun küçük bir grupla çalışmasını mümkün kılmaktadır. Örneğin, suça sürüklenme üzerine yapılan fenomenolojik bir çalışmada, araştırmacı çalışma grubunu amaçlı olarak seçer. Fenomenolojik çalışmalarda sonuçların genellenebilirliği kaygısı yoktur. Çok az sayıda katılımcı ile sadece ilgili fenomene dair anlamlara ulaşmak hedeflenmektedir. Bu nedenlerle bazı fenomenolojik araştırmalar sadece suça sürüklenmiş kız çocuklar ile gerçekleştirilmiştir ve kız çocuklarının suça sürüklenme ile ilgili deneyimlerinden anlamlara ve açıklamalara ulaşılmıştır. Sosyoloji disiplini içinde suça sürüklenme çalışmaları çoğunlukla pozitivist paradigma içinde, genellenebilir sonuçlar elde etmek üzere geniş örneklem grupları ile yapılmıştır. Suça sürüklenmiş erkek çocukları suça sürüklenmiş kız çocuklara göre sayıca fazladır. Bu durum tarihsel olarak erkek egemen bir suç literatürü ortaya çıkarmıştır. Fenomenolojik çalışmalar suça sürüklenme literatüründe yeni bir eğilim olarak ortaya çıkmaktadır. Çocukların suça sürüklenmesinde cinsel suçlar, madde kullanımı ve şiddet yönelimi öne çıkan temalardır. Suça sürüklenme olgusunda aile ve okul işbirliğinin çocukların hayatında antisosyal davranışları ve suça sürüklenmeyi önleyici olduğu vurgulanmaktadır. 74

Hedef paragraf seç3

Bir paragrafa bağla
Connect to an entity
Disable highlights
İçindekiler tablosuna ekle